Tarih: 15.01.2026 12:58

İşçi Emeklisi Üvey Evlat mı? TÜRK-İŞ'ten Gelir Adaletinde "Eşitlik" Çağrısı

Facebook Twitter Linked-in

Milyonlarca emeklinin gözü kulağı TBMM'den gelecek haberlerdeyken, TÜRK-İŞ'ten süreci sarsacak bir hamle geldi! Siyasi parti gruplarına gönderilen özel mektupta, emekli aylıklarının neden ve nasıl eridiği tarihi kronolojiyle ortaya konuldu. Ankara'daki açlık sınırının 30 bin lirayı aştığı bir dönemde, 20 bin liralık maaşla yaşam mücadelesi veren emeklilerin durumu "sürdürülemez" olarak nitelendirildi. Peki, mektupta talep edilen "bütüncül düzenleme" neleri kapsıyor? İşçi ve memur emeklisi arasındaki makas nasıl kapanacak? Prim ödeme gün sayısının maaşa etkisi yeniden mi düzenlenecek? Sosyal güvenlik sistemini kökten değiştirecek o tarihi mektubun sarsıcı ayrıntıları haberimizde...

TÜRK-İŞ'ten TBMM'ye Tarihi Çağrı: Emekli Aylıklarında Parçalı Değil, Kalıcı Reform Şart!

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), emekli vatandaşların ekonomik çıkmazına dikkat çekmek amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilen siyasi partilerin grup yönetimlerine kapsamlı bir mektup iletti. Mektupta, mevcut emekli aylığı bağlama sisteminin işleyişi sert bir dille eleştirilirken, geçici pansuman tedbirler yerine sistemin tamamını kapsayan adil bir artış talep edildi.

"Mutfak Enflasyonu Emekliyi Yuttu" 
TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu imzasıyla gönderilen metinde, konfederasyonun her ay düzenli olarak yaptığı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı" araştırmasına vurgu yapıldı. Ankara'da dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın (açlık sınırı) 30 bin 143 TL'ye ulaştığı hatırlatılarak, 20 bin lira seviyesindeki emekli maaşlarının hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. Mektupta, "Bu rakamlar sadece gıda harcamasını kapsıyor; kira, enerji ve ulaşım gibi zorunlu giderler eklendiğinde tablo daha da karanlıklaşıyor" denildi.

Adaletsizliğin Kaynağı: 1999 ve 2008 Yasaları 
Konfederasyon, emekli maaşlarındaki düşüşün tesadüf olmadığını, 1999 ve 2008 yıllarında yürürlüğe giren yasal düzenlemelerin bir sonucu olduğunu belirtti. Bu kanunlarla birlikte;

Aylık Bağlama Oranları (ABO): Emekli maaşını belirleyen katsayıların düşürüldüğü,

Büyüme Payı: Emeklilerin ülke ekonomisindeki büyümeden aldığı payın %30 ile sınırlandırıldığı, bu durumun ise yıllar içinde emekliyi refahtan kopardığı vurgulandı.

İşçi ve Memur Emeklisi Ayrımına Son Verilmeli 
Mektubun en dikkat çeken bölümlerinden birini de "gelir adaletsizliği" oluşturdu. Memur emeklilerinin maaşlarının toplu sözleşme kazanımlarıyla korunduğu, ancak işçi emeklilerinin sadece TÜİK'in açıkladığı ve piyasa gerçeklerini yansıtmayan enflasyon oranlarına mahkum edildiği belirtildi. TÜRK-İŞ, tüm emekli grupları için "Kamu Toplu İş Sözleşmesi" zam oranlarının baz alınması gerektiğini savundu.

Bütüncül Reform Talebi 
Konfederasyon, sadece en düşük emekli maaşına yapılacak bir artışın, daha yüksek prim ödeyen ve daha çok çalışan vatandaşların hakkını gasp edeceğini savundu. "Çok prim ödeyenin çok maaş aldığı" dengenin korunması gerektiği belirtilerek; alt sınırın insanca yaşam seviyesine çekilmesi, diğer maaşların ise bu artışla orantılı olarak kademeli bir şekilde yükseltilmesi istendi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —