-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7134,90% -0,98
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
Sahte İhtiyaçlar Çağı: Tüketim Arzusuna Gönüllü Teslimiyet
İnsanlar artık insan olarak değil, tüketici olarak görülüyorlar. Çünkü mevcut toplumsal düzen, ürün ve hizmetleri daha sık, daha hızlı ve daha yoğun tüketebilmeleri için insanlara her türlü kolaylığı sağlamayı sorgulanmaz bir ide
Nesnelerin tacizine rıza göstermek
Her yanda bir nesneler bolluğu söz konusu. AVM’ler, eğlence merkezleri, pazarlar, seyyar satıcılar, online mağazalar… Dört bir yanımız mallar ve hizmetlerle dolup taşıyor. Etrafımıza, “Beni almalısın!” diyen ucuz veya pahalı her çeşit ürün konumlandırılmış halde. Gerçek veya sahte ihtiyaçlarımız için sihirli çözümler sunan akıllı cihazlar da dört bir yandalar.
Bu durum aslında nesnelerin tacizinden başka bir şey değil. Tüketim toplumunda, sürekli olarak nesnelerin taciziyle karşı karşıyayız. Anlıyoruz ki toplumsal onay, başka insanların saygısı kazanma meselesi artık nesnelerin bu tacizine rıza göstermekle mümkün. Yani tüketmekle. İnsanların tüketiciye dönüşümünde gönüllük ve toplumsal baskı birlikte işliyor. Kazandığını harcamaya yönelik tüketim düzeninde özgürlük ve zorunluk el ele.
Bugün tüketim tarzı, insanlara saygınlık kazandıran bir unsur olarak öne çıktı. O kadar güçlü ki bu öne çıkış; ilim, irfan, edep, ahlak, soy sop, dindarlık, siyasi güç gibi geleneksel saygınlık değerleri onun karşısında gittikçe zayıflıyor. Farklı, saygıdeğer ve özel biri olmanın en kestirme yolunun tüketim gücü olduğuna herkesi ikna etmiş durumda. Bir milyon kişinin alabileceği bir Swatch yerine, bin kişinin alabileceği Roleks edinmek sizi özel biri yapmaya yetiyor.
Yokken de harcama mucizesi
Tüketim toplumu, paran yokken bile alışveriş yapabildiğin bir toplumdur. Yokken var gibi harcama mucizesini, tüketim toplumunun baş mimarlarından birine, tahmin edebileceğiniz gibi kredi kartına borçluyuz. Kredi kartın varsa kendi hiç kimseye borçlanmış hissetmezsin; sadece kendine borçlandığını düşünürsün. Bu yönüyle kredi kartının icadı, yeni bir ticari duygu yarattığı için özel bir strateji ödülünü hak ediyor.
Binlerce yıllık borçlanma davranışının, elektronik kredi kartlarıyla birlikte anlam dönüşümüne maruz kaldığı aşikar. Kredi kartının “Dünya elinizde!” sloganı aslında bir reklamdan öte, çılgınca tüketmeye yönelik kesintisiz bir çağrı. Bu sihirli kartın etkisini görünür kılmak için şöyle söyleyeyim: Hepimiz kredi kartlarına borçluyuz. İşin püf noktası kesinlikle burada: Bankacılık, kredilendirme ve ürün çeşitliliği. Bunlar tüketim toplumunun olmazsa olmazları.
Kredi kartın yoksa, bankadan kredi çekmemişsen, AVM’ler senin için hem iş hem alışveriş hem de eğlence merkezi haline gelmemişse… Evet, bu durumda sen bir tüketici olamamışsın, demektir; sen normal bir insan olarak kalmışsın.
Tüketim kültürünün baş mimarları: AVM’ler
Gerçek ya da sanal fark etmez: AVM’ler sadece ürün ve hizmetleri tüketime sunmazlar. Aynı zamanda insanları alışveriş yapmaya özendirir ve boş vakitleri doldururlar. Tasarladıkları sihirli dünyayı ziyaretçilerine takdim ederken onları daha iyi bir yaşam tarzı için hayal kurmaya da motive ederler. Bütün ürünler sizinmiş gibi, isterseniz sizin olabilecekmişsiniz gibi hissetmenizi sağlayan bir açıklık ve teklifsizlik ile sarmalanmıştır. AVM’lerin zengin, modern ve lüks mimari tasarımları, ortama seçkinlik ve şehirlilik duygusu katar. Kutsal, ezici ve devasa olan bu mimari yapılar, tüketim toplumunda ticaretin mabedi hükmündedir. Namaz vakitlerinde tapınmak için bile ondan dışarı çıkmanıza gerek yoktur. Zira ibadethaneler bile bu mabetlerin içinde minik birer hizmet kalemi olarak sunulmuştur. Burada alışverişi kesintiye uğratmamak için her şey düşünülmüştür.
Ürünler elinizin altında: Stokta mevcut
Bugün uzaklık ve zaman, bir ürünü satın almanın önündeki bir engel olmaktan, tüketim arzusunu tehir veya iptal ettiren bir unsur olmaktan çoktan çıktı. Dünyanın neresinde olursa olsun, istediğiniz her şeyi evinizden çıkmadan kapınıza gönderen N11, hepsiburada, Amazon veya Alibaba gibi online mağazalar ve uluslararası kargo şirketleri kullanıcıların çoktandır hizmetinde. Kargo şirketleri bugün üretici ile tüketici arasında, içine sızılamaz güvenli taşıma kanalı. Kargo varsa ürün de var.
En prestijli ürünler artık teknolojik
Teknolojik ürünlerin göz alıcı güzelliği, ergonomisi ve estetiği, bireysel tüketimin hızını artırdı. Bu dönemde teknoloji, en prestijli tüketim nesnesi haline geldi. Akıllı ürünler hızla tüketiliyor, kolayca elden çıkarılıyor, yenileniyor, güncelleniyor. Dijital tüketiciler bütçelerinin önemli bir kısmını temel ihtiyaçlardan son teknoloji ürünlerine kaydırmış durumda. Demode veya eskiyen teknolojik cihazların yenilenmesi için daha çok kazanmaları gerekiyor. Güncelleme ihtiyacı onları daha çok çalışmaya zorluyor. Özellikle Z ve Y kuşağının yeni çıkanlara ilk önce sahip olabilmek için mağaza önlerinde uzun kuyruklar oluşturması, “teknoloji tapıncı” diyebileceğimiz bir patolojiyi de gözümüze sokuyor: Teknoloji tüketimi neredeyse çılgınlık seviyesinde…
Doğal ihtiyaçlardan sahte ihtiyaçlara geçiş
Tüketim doğası gereği haz verici bir iştir. Yiyecekler, içecekler, evler, arabalar, tabi ki eğlenceler… Bir bebeğin emmesi, ailenin sunduğu sevgi, onaylanma ve güvende olma hissi, karnımızın doyması, susuzluğumuzun giderilmesi… Bunlar zorunlu ve içgüdüsel olduklarından giderildiklerinde aldığımız hazlar da doğaldır. Fakat güncel tüketim, fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçların ötesine geçti. Sahte tüketimde, tüketimden alınan haz ve tatmin, başkalarının ilgi ve takdirine bağlandı. Doğal bir ihtiyacı giderme düşüncesi ikinci plana atıldı. Gösteriş tüketimi ve sahte ihtiyaçlar öne çıktı. Tüketiciler artık sadece tüketmek için, sahte ihtiyaçlarını tatmin etmek için satın alıyorlar, doğal ve asli ihtiyaçlarını gidermek için değil.
Şevki IŞIKLI
Her yanda bir nesneler bolluğu söz konusu. AVM’ler, eğlence merkezleri, pazarlar, seyyar satıcılar, online mağazalar… Dört bir yanımız mallar ve hizmetlerle dolup taşıyor. Etrafımıza, “Beni almalısın!” diyen ucuz veya pahalı her çeşit ürün konumlandırılmış halde. Gerçek veya sahte ihtiyaçlarımız için sihirli çözümler sunan akıllı cihazlar da dört bir yandalar.
Bu durum aslında nesnelerin tacizinden başka bir şey değil. Tüketim toplumunda, sürekli olarak nesnelerin taciziyle karşı karşıyayız. Anlıyoruz ki toplumsal onay, başka insanların saygısı kazanma meselesi artık nesnelerin bu tacizine rıza göstermekle mümkün. Yani tüketmekle. İnsanların tüketiciye dönüşümünde gönüllük ve toplumsal baskı birlikte işliyor. Kazandığını harcamaya yönelik tüketim düzeninde özgürlük ve zorunluk el ele.
Bugün tüketim tarzı, insanlara saygınlık kazandıran bir unsur olarak öne çıktı. O kadar güçlü ki bu öne çıkış; ilim, irfan, edep, ahlak, soy sop, dindarlık, siyasi güç gibi geleneksel saygınlık değerleri onun karşısında gittikçe zayıflıyor. Farklı, saygıdeğer ve özel biri olmanın en kestirme yolunun tüketim gücü olduğuna herkesi ikna etmiş durumda. Bir milyon kişinin alabileceği bir Swatch yerine, bin kişinin alabileceği Roleks edinmek sizi özel biri yapmaya yetiyor.
Yokken de harcama mucizesi
Tüketim toplumu, paran yokken bile alışveriş yapabildiğin bir toplumdur. Yokken var gibi harcama mucizesini, tüketim toplumunun baş mimarlarından birine, tahmin edebileceğiniz gibi kredi kartına borçluyuz. Kredi kartın varsa kendi hiç kimseye borçlanmış hissetmezsin; sadece kendine borçlandığını düşünürsün. Bu yönüyle kredi kartının icadı, yeni bir ticari duygu yarattığı için özel bir strateji ödülünü hak ediyor.
Binlerce yıllık borçlanma davranışının, elektronik kredi kartlarıyla birlikte anlam dönüşümüne maruz kaldığı aşikar. Kredi kartının “Dünya elinizde!” sloganı aslında bir reklamdan öte, çılgınca tüketmeye yönelik kesintisiz bir çağrı. Bu sihirli kartın etkisini görünür kılmak için şöyle söyleyeyim: Hepimiz kredi kartlarına borçluyuz. İşin püf noktası kesinlikle burada: Bankacılık, kredilendirme ve ürün çeşitliliği. Bunlar tüketim toplumunun olmazsa olmazları.
Kredi kartın yoksa, bankadan kredi çekmemişsen, AVM’ler senin için hem iş hem alışveriş hem de eğlence merkezi haline gelmemişse… Evet, bu durumda sen bir tüketici olamamışsın, demektir; sen normal bir insan olarak kalmışsın.
Tüketim kültürünün baş mimarları: AVM’ler
Gerçek ya da sanal fark etmez: AVM’ler sadece ürün ve hizmetleri tüketime sunmazlar. Aynı zamanda insanları alışveriş yapmaya özendirir ve boş vakitleri doldururlar. Tasarladıkları sihirli dünyayı ziyaretçilerine takdim ederken onları daha iyi bir yaşam tarzı için hayal kurmaya da motive ederler. Bütün ürünler sizinmiş gibi, isterseniz sizin olabilecekmişsiniz gibi hissetmenizi sağlayan bir açıklık ve teklifsizlik ile sarmalanmıştır. AVM’lerin zengin, modern ve lüks mimari tasarımları, ortama seçkinlik ve şehirlilik duygusu katar. Kutsal, ezici ve devasa olan bu mimari yapılar, tüketim toplumunda ticaretin mabedi hükmündedir. Namaz vakitlerinde tapınmak için bile ondan dışarı çıkmanıza gerek yoktur. Zira ibadethaneler bile bu mabetlerin içinde minik birer hizmet kalemi olarak sunulmuştur. Burada alışverişi kesintiye uğratmamak için her şey düşünülmüştür.
Ürünler elinizin altında: Stokta mevcut
Bugün uzaklık ve zaman, bir ürünü satın almanın önündeki bir engel olmaktan, tüketim arzusunu tehir veya iptal ettiren bir unsur olmaktan çoktan çıktı. Dünyanın neresinde olursa olsun, istediğiniz her şeyi evinizden çıkmadan kapınıza gönderen N11, hepsiburada, Amazon veya Alibaba gibi online mağazalar ve uluslararası kargo şirketleri kullanıcıların çoktandır hizmetinde. Kargo şirketleri bugün üretici ile tüketici arasında, içine sızılamaz güvenli taşıma kanalı. Kargo varsa ürün de var.
En prestijli ürünler artık teknolojik
Teknolojik ürünlerin göz alıcı güzelliği, ergonomisi ve estetiği, bireysel tüketimin hızını artırdı. Bu dönemde teknoloji, en prestijli tüketim nesnesi haline geldi. Akıllı ürünler hızla tüketiliyor, kolayca elden çıkarılıyor, yenileniyor, güncelleniyor. Dijital tüketiciler bütçelerinin önemli bir kısmını temel ihtiyaçlardan son teknoloji ürünlerine kaydırmış durumda. Demode veya eskiyen teknolojik cihazların yenilenmesi için daha çok kazanmaları gerekiyor. Güncelleme ihtiyacı onları daha çok çalışmaya zorluyor. Özellikle Z ve Y kuşağının yeni çıkanlara ilk önce sahip olabilmek için mağaza önlerinde uzun kuyruklar oluşturması, “teknoloji tapıncı” diyebileceğimiz bir patolojiyi de gözümüze sokuyor: Teknoloji tüketimi neredeyse çılgınlık seviyesinde…
Doğal ihtiyaçlardan sahte ihtiyaçlara geçiş
Tüketim doğası gereği haz verici bir iştir. Yiyecekler, içecekler, evler, arabalar, tabi ki eğlenceler… Bir bebeğin emmesi, ailenin sunduğu sevgi, onaylanma ve güvende olma hissi, karnımızın doyması, susuzluğumuzun giderilmesi… Bunlar zorunlu ve içgüdüsel olduklarından giderildiklerinde aldığımız hazlar da doğaldır. Fakat güncel tüketim, fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçların ötesine geçti. Sahte tüketimde, tüketimden alınan haz ve tatmin, başkalarının ilgi ve takdirine bağlandı. Doğal bir ihtiyacı giderme düşüncesi ikinci plana atıldı. Gösteriş tüketimi ve sahte ihtiyaçlar öne çıktı. Tüketiciler artık sadece tüketmek için, sahte ihtiyaçlarını tatmin etmek için satın alıyorlar, doğal ve asli ihtiyaçlarını gidermek için değil.
Şevki IŞIKLI
Yemek Ücretlerine Meclis Piyangosu: Günlük 300 TL İstisna ile Net Maaşlar Artıyor!
Bilişim, Müzik, Sanat ve Spor Branşları Dikkat! Ara Tatil Sonrası DYK’lar Değişiyor.
Seminerlere Katılmayana Ceza Yok mu? MEB’den Tartışmalı Karar.
Bayram İkramiyesi Takvimi Belli Oldu: İşte Emekliyi Sevindiren Ödeme Günleri.
MEB’den Yardımcı Kaynaklara Kırmızı Kart: "Yeni Müfredata Uymuyor!"
MEB’den Sınav Görevlisi Ücretlerine Güncelleme! İşte 2026 Net Ödeme Listesi.
MEB Ortak Sınav Takvimi Belli Oldu! İşte Ülke Geneli Sınav Tarihleri.
Emekli Bayram İkramiyesi ve Maaş Ödemeleri Başladı! İşte Gün Gün Tam Liste.
Müdür Atamalarında Kritik Gelişme! 5 Mart Tarihli Yönetmelik Davalık Oldu.
MEB'den 'Maarifin Kalbinde Ramazan' Talimatı: Veri Girişleri Başlıyor
Öğretmenler Dikkat! Sınav Ücretiniz Yanabilir: Yeni Sistem Devreye Girdi
Yusuf Tekin'den Hem Öğrencilere Hem Öğretmenlere Özel Mesaj
Milli Eğitim’den Sınav Devrimi: SRC Sınavları e-Sınav Oluyor, Öğretmenlerin Görev Kazancı Artıyor
Öğretmenlerin Ara Tatil Seminer Maratonu Başlıyor: Bayram Günü Eğitim Olacak mı, Ek Dersler Ne Kadar Yatacak?
Balıkesir’de Günlerdir Aranan Emekli Öğretmenden Acı Haber
MEB’den Milyonlarca Öğrenciye Ara Tatil Sürprizi: Etkinlik Kitapları Ücretsiz Erişime Açıldı!
ÖSYM'den Hafta Sonu Çıkartması: 15 Mart'ta 3 Dev Sınav İçin Nefesler Tutuldu, Kritik Detaylar Belli Oldu!
Usta Öğreticilere TBMM’den Sevindirici Haber Gelecek mi? Özlük Haklarında Kritik Dönemeç!
İstiklal Marşı'nın 105. Yılında Bakan Tekin’den Kritik "Milli Şuur" Mesajı.
Öğrencilere 9 Günlük Bayram Tadında Tatil: Ara Tatil Başlıyor, Sınav Takvimi Netleşti!
Dışişleri’nden Tarihi İmza: Memura 125 Bin TL Nakit + 5 Bin TL Para Puan.
Eksik Mesai, Tam Hak! Yarım Zamanlı Memurun Yıllık ve Hastalık İzni Dosyası.
Bakan Tekin’den Eğitimde "Edep" Vurgusu: "Başarı Tek Başına Yeterli Değil!"
Diyarbakır Eğitiminde Rotasyon Rüzgarı: 4 İlçede Müdürler Değişti!
MEB Yönetici Eğitimleri ve Hac Çakışması: İdareciler İçin Kritik Mağduriyet Riski.
Yargıdan Resen Atamalara Fren: Mahkemeler "Hukuka Aykırı" Dedi!
MEB 2025 Ek Atama Sonuçlarını Açıkladı: 144 Öğretmen İçin Görev Vakti Başlıyor!
Ara Dönem Seminerleri Okulda mı Olacak? Bakan Tekin Net Konuştu!
Ara Tatiller Tarih mi Oluyor? Sahadan Gelen Son Dakika Raporu Ezber Bozdu!
12 Yıllık Zorunlu Eğitim Değişiyor mu? Milli Eğitim'de "Erken Mezuniyet" Masada!
Yükleniyor
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
26
20
2
4
44
64
2.FENERBAHÇE A.Ş.
26
16
1
9
30
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
26
17
3
6
23
57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.GÖZTEPE A.Ş.
26
11
5
10
10
43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
26
12
8
6
14
42
7.KOCAELİSPOR
26
9
11
6
-4
33
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
26
8
9
9
-7
33
9.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
26
7
10
9
-4
30
11.CORENDON ALANYASPOR
26
5
8
13
-4
28
12.TÜMOSAN KONYASPOR
26
6
11
9
-9
27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
26
6
14
6
-18
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
26
4
17
5
-22
17
Başlık
-
1
Öğretmenler Dikkat! Sınav Ücretiniz Yanabilir: Yeni Sistem Devreye Girdi
-
2
Yusuf Tekin'den Hem Öğrencilere Hem Öğretmenlere Özel Mesaj
-
3
Milli Eğitim’den Sınav Devrimi: SRC Sınavları e-Sınav Oluyor, Öğretmenlerin Görev Kazancı Artıyor
-
4
Öğretmenlerin Ara Tatil Seminer Maratonu Başlıyor: Bayram Günü Eğitim Olacak mı, Ek Dersler Ne Kadar Yatacak?
-
5
Balıkesir’de Günlerdir Aranan Emekli Öğretmenden Acı Haber
-
6
MEB’den Milyonlarca Öğrenciye Ara Tatil Sürprizi: Etkinlik Kitapları Ücretsiz Erişime Açıldı!
-
7
ÖSYM'den Hafta Sonu Çıkartması: 15 Mart'ta 3 Dev Sınav İçin Nefesler Tutuldu, Kritik Detaylar Belli Oldu!
-
8
Usta Öğreticilere TBMM’den Sevindirici Haber Gelecek mi? Özlük Haklarında Kritik Dönemeç!
-
9
İstiklal Marşı'nın 105. Yılında Bakan Tekin’den Kritik "Milli Şuur" Mesajı.
-
10
Öğrencilere 9 Günlük Bayram Tadında Tatil: Ara Tatil Başlıyor, Sınav Takvimi Netleşti!



