16696,42%-1,65
43,85% 0,03
51,80% 0,27
7348,27% 0,95
11845,61% 0,03
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TBMM'de yaptığı tarihi açıklamalarla Türkiye'nin çocuk sağlığı vizyonunu yeniden şekillendirdi! Özellikle ortaokul ve lise çağındaki gençleri tehdit eden tütün, madde ve dijital bağımlılığa karşı okullarda kapsamlı bir "tarama ve danışmanlık" dönemi başlıyor. Otizm taramalarından elde edilen çarpıcı veriler ve çocuk psikiyatrisi randevularındaki 1,9 milyonluk dev kapasite artışı, aileler için umut ışığı oldu. Peki, Sağlıklı Hayat Merkezleri'ndeki ücretsiz psikolog ve çocuk gelişim hizmetlerinden nasıl yararlanılır? 12-18 yaş grubunu bekleyen yeni sağlık protokolleri neler? Geleceğimizi koruma altına alan bu stratejik planın tüm detayları haberimizde...
Türkiye'nin Çocukları İçin Sağlık Kalkanı: Okullarda Tarama ve Psikolojik Destek Seferberliği
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TBMM bünyesinde kurulan Araştırma Komisyonu'nda yaptığı sunumla, Türkiye'nin çocuk ve gençlik sağlığına yönelik 2026 stratejilerini kamuoyuyla paylaştı. Özellikle pandemi sonrası dönemde artış gösteren davranışsal bozukluklar ve bağımlılık risklerine karşı devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini vurgulayan Memişoğlu, okullarda yürütülecek yeni bir izleme modelinin sinyallerini verdi.
Okullarda 12-18 Yaş Grubuna Yakın Markaj
Bakanlığın en dikkat çeken hamlesi, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile koordineli olarak yürütülecek "Bağımlılık Tarama Programı" oldu. 12-18 yaş arasındaki gençleri hedef alan bu program; tütün ve madde bağımlılığının yanı sıra, günümüzün en büyük tehditlerinden biri olan "davranışsal bağımlılıkları" (ekran, oyun, sosyal medya) kapsayacak. Okullarda kurulacak danışmanlık birimleri, risk grubundaki öğrencileri erken safhada tespit ederek gerekli uzman desteğine yönlendirecek.
Çocuk Psikiyatrisi Randevularında "Sıfır Bekleme" Hedefi
Ailelerin en çok zorlandığı alanlardan biri olan çocuk psikiyatrisi randevuları konusunda müjdeli veriler paylaşan Memişoğlu, 2025 yılı itibarıyla kamu hastanelerindeki kapasitenin 1 milyon 910 bine ulaştığını belirtti. Ayrıca, aile hekimleri üzerinden açılan 160 bin ek kapasite ile ailelerin randevuya erişiminin kolaylaştırıldığı vurgulandı. Otizm taramalarında elde edilen veriler ise erken teşhisin önemini bir kez daha ortaya koydu: Taranan 220 bin çocuktan riskli bulunan 8 bininden fazlası uzman kontrolüne alınırken, 1000 çocukta doğrudan tedavi sürecine geçildi.
Sağlıklı Hayat Merkezleri: "Kapasite Var, Kullanım Az"
Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Hayat Merkezleri'nin (SHM) önemine değinerek, bu merkezlerde psikologlardan çocuk gelişim uzmanlarına kadar geniş bir kadronun hizmet verdiğini hatırlattı. Ancak çarpıcı bir veriyle, mevcut hizmet kapasitesinin sadece %20'sinin kullanıldığını ifade etti. "Kapasitemizi 5 kat artırabilecek durumdayız" diyen Bakan, aileleri bu ücretsiz hizmetlerden daha fazla yararlanmaya davet etti. Sosyolojik destek birimlerinin de devreye girmesiyle, bağımlılıkla mücadelenin sadece tıbbi değil, sosyal bir boyutta da yürütülmesi planlanıyor.
ÇEMATEM ve AMATEM Yatırımları Hız Kesmiyor
Bağımlılıkla mücadelenin fiziksel altyapısını güçlendirmek adına Adalet Bakanlığı ile iş birliğine gidildiğini açıklayan Memişoğlu, 15 yeni ÇEMATEM (Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi) ve 18 yeni AMATEM açılacağını duyurdu. Bakan, tedavi felsefelerini şu sözlerle özetledi: "Amacımız çocukları ayakta, ailesiyle beraber tedavi etmek. Bağımlılık sadece çocuktan kaynaklanmıyor, aile ve çevreyle bütünleşik bir süreç."
Veli Notu: Bir çocuğun ruh hali, notlarından daha değerlidir. Bakanlığın okullara inerek tarama yapacak olması, ailelerin "acaba çocuğumda bir sorun mu var?" endişesine profesyonel bir el uzatıyor. Bu kritik değişiklik ve dijital bağımlılık vurgusu, tablet ve telefon kıskacındaki gençlerimiz için can simidi olabilir. Randevu kapasitesinin artması ise "aylarca beklenen sıra" çilesini bitirecek gibi görünüyor. Lütfen mahallenizdeki Sağlıklı Hayat Merkezleri'nin kapısını çalmaktan çekinmeyin; orada sizi dinlemeye hazır binlerce uzman bekliyor.
Sizce okullarda yapılacak bağımlılık taramaları dijital bağımlılığın (ekran bağımlılığı) önüne geçebilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın!