16345,82%-0,38
43,60% 0,16
51,57% 0,37
6942,61% 3,13
11654,37% 0,11
Türkiye’nin eğitim vizyonunda 2026-2027 dönemi, öğrencilerin kendi müfredatlarını özgürce şekillendirdiği bir yıl olmaya aday. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 81 il valiliğine ulaştırdığı son genelge, ortaokul sıralarında "branş öğretmeni eksikliği" nedeniyle açılmayan seçmeli derslerin kaderini değiştiriyor. Artık bir okulda piyano öğretmeni ya da yaşayan diller uzmanı bulunmaması, o dersin kapılarının kapandığı anlamına gelmeyecek. Bakanlık, okullar arası görevlendirme ve ücretli öğretmen desteğiyle her öğrencinin hayalindeki eğitimi almasını hedefliyor. Peki, hangi derslerin açılması için kaç öğrenci gerekiyor? Dijital ve yazılı başvuru süreçlerinde velileri hangi kritik görevler bekliyor? Adığece'den ud eğitimine, dramadan zeka oyunlarına uzanan bu dev yelpazede tercihler nasıl şekillenecek? Eğitimde "yerinden yönetim" anlayışını güçlendiren ve öğrenciyi merkeze alan bu dev hamlenin tüm bilinmeyenleri haberimizde...
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), önümüzdeki eğitim yılında ortaokul kademesinde uygulanacak olan seçmeli ders prosedürlerini modern bir vizyonla yeniden kurguladı. Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan yönerge, öğrencilerin sadece akademik değil; kültürel, sanatsal ve dilsel açıdan da zenginleşmesini sağlayacak bir mekanizmayı hayata geçiriyor. Artık "öğretmen yokluğu" mazereti rafa kalkıyor, öğrenci talebi öncelik haline geliyor.
Bakanlık, özellikle taşrada ve öğretmen sirkülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde seçmeli derslerin boş geçmemesi için stratejik bir görevlendirme hiyerarşisi oluşturdu. İşte o üç aşamalı plan:
İç Kaynak Kullanımı: İlk aşamada okulun mevcut kadrolu öğretmenleri, uzmanlık alanları ve ek ders yükümlülükleri doğrultusunda değerlendirilecek.
Kurumlar Arası Köprü: Okul bünyesinde talep edilen dersin uzmanı yoksa, il ve ilçe müdürlükleri devreye girerek çevre okullardaki öğretmenleri o okulda ders vermek üzere görevlendirecek.
Ücretli Uzman Desteği: Eğer kamuda uygun branş öğretmeni bulunamazsa, derslerin sürekliliğini sağlamak adına alanında uzman ücretli öğretmenler istihdam edilerek sınıflar açılacak.
Yeni dönemde müfredat, adeta bir yaşam atölyesine dönüşüyor. Öğrenciler, kişisel gelişimlerine yön verecek şu başlıklar arasından seçim yapabilecek:
Zihinsel ve Dramatik Gelişim: Satranç, Zeka Oyunları, Drama ve Geleneksel Çocuk Oyunları.
Enstrüman ve Ritim: Piyano, Keman, Gitar, Bağlama, Ud ve Türk Halk Müziği Korosu.
Dilsel Çeşitlilik: "Yaşayan Diller ve Lehçeler" başlığı altında Kurmancca, Zazaca, Lazca, Boşnakça gibi diller, kültürel köprüleri güçlendirecek.
Seçmeli derslerin açılması, demokratik bir talep yöntemine dayandırılıyor. Bir sınıfın kurulabilmesi için en az 10 öğrencinin aynı dersi tercih etmesi şart. Süreç, velilerin dijital platformlar üzerinden veya bizzat okula giderek verecekleri yazılı dilekçelerle yürüyecek. Bakanlık, okul yönetimlerine "velileri bilgilendirme" zorunluluğu getirerek, tercihlerin bilinçli yapılmasını istiyor.
Bu yeni sistemin en güzel yanı, bir köy ortaokulundaki çocuğun "keman öğrenmek istiyorum" dediğinde, ilçe merkezinden gelecek bir öğretmenin onun hayatına dokunabilme ihtimalidir. Eğitim, sadece dört duvar arasında değil, imkanların birleştirilmesiyle güzelleşir. MEB’in bu hamlesi, şehirdeki imkanları kasabaya, kasabadaki kültürel mirası şehre taşıyacak bir eğitim ağı kuruyor.
Seçmeli Derslerin LGS ve Gelecek Planlamasındaki Rolü
Seçmeli dersler sadece karne notunu etkileyen birer unsur değil, aynı zamanda öğrencinin akademik kimliğini inşa eden yapı taşlarıdır. Uzmanlara göre, doğru seçilen bir dersin öğrenci üzerindeki etkileri şöyledir:
LGS Motivasyonu: Zeka Oyunları ve Satranç gibi dersler, mantık-muhakeme becerisini geliştirerek yeni nesil LGS sorularında başarı oranını artırıyor.
Akademik Odaklanma: Yoğun müfredat arasında alınan bir Müzik veya Drama dersi, "mola" etkisi yaratarak ana derslere olan odaklanmayı ve motivasyonu yükseltiyor.
Kültürel Aidiyet: Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi, öğrencinin aile mirasıyla bağ kurmasını sağlayarak özgüvenini ve toplumsal aidiyet duygusunu güçlendiriyor.
Okullar arası görevlendirme ile başka bir kurumda seçmeli ders veren öğretmenler için mali süreç şu şekilde işleyecek:
Yolluk ve Harcırah: Başka bir yerleşim yerindeki okulda görevlendirilen öğretmenler, mesafe ve süre şartlarını taşımaları halinde yolluk talebinde bulunabilir.
Ek Ders Ödemesi: Öğretmen, görevlendirildiği okulda girdiği ders saati kadar ek ders ücretini, kadrosunun bulunduğu okuldan (maaş karşılığını doldurmak kaydıyla) almaya devam eder.
Hizmet Puanı: Bazı durumlarda, zorunlu hizmet bölgelerindeki geçici görevlendirmeler öğretmene ek hizmet puanı avantajı sağlayabilir.
2026-2027 eğitim yılı, kağıt üzerindeki müfredatın ötesine geçip "yaşayan bir okul" inşa etme yılı olacak. Velilerimizin, çocuklarının sadece matematik netlerine değil, bir piyanodaki parmak hassasiyetine veya bir satranç tahtasındaki stratejik hamlesine de yatırım yapması, geleceğin çok yönlü liderlerini yetiştirecektir. Okul yönetimlerinin öğretmen görevlendirme süreçlerini esnek tutması, bu vizyonun gerçekleşmesindeki en büyük anahtardır.
Siz Hangi Uzmanlık Alanını Seçerdiniz?
Eğer bugün bir ortaokul öğrencisi olsaydınız; bir enstrüman çalmayı mı, kadim bir lehçeyi öğrenmeyi mi yoksa stratejik oyunlarda ustalaşmayı mı tercih ederdiniz? Tercih sürecinde okulunuzdan yeterli rehberlik desteği alabiliyor musunuz?
Görüşlerinizi ve okulunuzdaki seçmeli ders işleyişine dair önerilerinizi aşağıda yorumlar kısmında bizimle paylaşın. Eğitim gündemini birlikte güzelleştirelim!
Çocuğunuzun veya bir öğrencinin klasik müfredat dışında bir enstrüman çalmayı ya da yaşayan bir lehçeyi öğrenmesini ister miydiniz? 10 öğrenci şartı sizce makul mü?
Deneyimlerinizi ve ders seçimi sürecinde yaşadığınız aksaklıkları yorumlarda paylaşın, eğitim camiasının sesini birlikte yükseltelim!