16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
Üniversite sıralarında öğretmenlik hayaliyle ter döküp mezun olan, ancak hayat şartları gereği kamunun farklı birimlerinde memur olarak göreve başlayan binlerce eğitimci, asıl mesleklerine dönmek için seslerini yükseltiyor. 657 sayılı Kanun’un tanıdığı "kurumlar arası nakil" hakkının Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerine takılması, büyük bir hukuk tartışmasını da beraberinde getirdi. Pedagojik formasyonunu tamamlamış, öğretmenlik şartlarını sağlayan memurlar; sadece "geçmişte öğretmenlik yapmamış" olma kriteri nedeniyle sınıflardan uzak tutuluyor. Anayasa’nın eşitlik ilkesinden liyakat esaslarına kadar pek çok dayanakla hazırlanan bu talep dosyası, kamu personel sisteminde taşları yerinden oynatabilir. Peki, MEB yeni bir yönetmelik değişikliğiyle sınıfların kapısını memurlara açacak mı? İşte memur öğretmenlerin umut dolu bekleyişinin perde arkası...
Eğitim Diploması Masada, Memur Masada: Memur Öğretmenlerin Sınıf Mücadelesi
Türkiye genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında idari personel, VHKİ veya farklı teknik unvanlarla çalışan binlerce memur, diplomalarındaki asıl unvan olan "Öğretmenlik" mesleğini icra etmek için Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) kapısını çalıyor. Özellikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. maddesinde yer alan "naklen atama" hükmünün işletilmesini isteyen bu kesim, mevcut yönetmeliklerin anayasal hakları kısıtladığını savunuyor.
Hukuki Dayanak: Kanun "Geçiş Yapabilirsin" Diyor
Memur öğretmenlerin hak arayışındaki en güçlü kale, 657 sayılı Kanun’un 74. maddesi. Bu madde, memurların kurumlar arasında karşılıklı rıza (muvafakat) ve kazanılmış hak dereceleriyle geçiş yapabileceğini açıkça beyan ediyor. Buna ek olarak, kanunun 72. maddesi de memurların eğitim durumlarına uygun sınıflara geçiş yapabilmelerine olanak tanıyor. Ancak memur öğretmenler, kanunun verdiği bu açık yetkinin MEB’in alt düzenlemeleriyle fiilen kullanılamaz hale getirildiğini belirtiyor.
Yönetmelikteki "Eski Öğretmen" Ayrımı Tartışılıyor
09 Ocak 2026’da yayımlanan yeni öğretmen atama yönetmeliği, tartışmaları daha da alevlendirdi. Yönetmeliğin 6. maddesinde kamu çalışanlarının yeniden atama kapsamında başvurabileceği belirtilse de, uygulamanın sadece "geçmişte öğretmenlik yapmış olanları" kapsaması, hayatında hiç öğretmenlik yapmamış ama tüm yeterliliklere sahip memurları dışarıda bırakıyor. Bu durumun, kamuda "öğretmenlik yapmış-yapmamış" şeklinde suni bir ayrım yarattığı ve çalışma barışını zedelediği ifade ediliyor.
Anayasal Eşitlik ve Liyakat Vurgusu
Taleplerini Anayasa’nın 10. maddesindeki "Kanun önünde eşitlik" ilkesine dayandıran memur öğretmenler, aynı şartları taşıyan bireyler arasında unvan temelli bir ayrım yapılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını dile getiriyor. Kariyer ve liyakat sisteminin gereği olarak, devletin kendi bünyesinde yetişmiş, disiplin ve hiyerarşi kurallarına hakim personeli, ihtiyaç duyulan öğretmenlik kadrolarında değerlendirmesinin kamu yararına olduğu vurgulanıyor.
Tasarruf Döneminde Rasyonel Çözüm: Yeni Atama Değil, Nakil!
Kamuoyunda sıkça konuşulan "Tasarruf Genelgesi" kapsamında yeni kadro ihdasının kısıtlandığı bu dönemde, memur öğretmenler rasyonel bir çözüm sunuyor. Taleplerinin devlete ek bir mali yük getirmeyeceğini, aksine halihazırda maaş alan personelin kendi uzmanlık alanına kaydırılmasıyla verimliliğin artacağını savunuyorlar. Bu hamle, hem MEB’in öğretmen ihtiyacını karşılayacak hem de kamu personel sistemindeki adaletsizlik algısını sona erdirecek kritik bir değişiklik olarak nitelendiriliyor.
| Kriter | Mevcut Uygulama | Talep Edilen Düzenleme |
|---|---|---|
| Yasal Dayanak | MEB Atama Yönetmeliği (Kısıtlı) | 657 Sayılı Kanun Madde 74 (Geniş) |
| Başvuru Şartı | Daha önce öğretmenlik yapmış olmak | Eğitim ve formasyon şartını taşımak |
| Mali Yük | Yeni kadro ilanı (Yüksek maliyet) | Kurumlar arası nakil (Sıfır ek maliyet) |
| Hukuki Dayanak | Yönetmelik hükümleri | Anayasa Madde 10 (Eşitlik) |
Memur öğretmenler neden KPSS'siz geçiş istiyor?
Aslında bu bir "ayrıcalık" talebi değil, memurların kanunla sahip oldukları "kurumlar arası nakil" hakkının kullanılmasıdır. Memurlar zaten devlete giriş sınavlarını başarıyla tamamlamış ve asaletleri onaylanmış personellerdir.
Kurumlar arası geçişte muvafakat şart mı?
Evet, 657 sayılı Kanun’a göre personelin çalıştığı kurumun, MEB’e geçiş için onay (muvafakat) vermesi gerekmektedir. Ancak MEB’in başvuru hakkı tanıması bu sürecin ilk ve en önemli adımıdır.
Bu düzenleme ne zaman yapılabilir?
Memur öğretmenler, 2026 yılı içerisinde yapılacak bir yönetmelik değişikliği veya ek bir madde ile bu hakkın tanınabileceğini öngörüyor.
Sistem Analizi: Masasında evrak düzenleyen bir memurun aslında bir tarihçi, bir matematikçi veya bir sınıf öğretmeni olması, insan kaynağının verimsiz kullanılmasıdır. Memur öğretmenlerin talebi, sadece bir unvan değişikliği değil; bir insanın hayallerine ve uzmanlığına kavuşma çabasıdır. MEB'in bu sese kulak vermesi, sınıflara tecrübeli ve kamuyu tanıyan birer nefer kazandıracaktır. Unutulmamalıdır ki; mutlu memur, verimli eğitim demektir.
Sizce memur öğretmenlere kurumlar arası geçiş hakkı verilmesi, eğitim kalitesini nasıl etkiler? Siz de bu durumda mısınız? Yaşadığınız engelleri yorumlarda paylaşarak kamuoyu oluşmasına destek olun!