-
BIST 100
16287,81%0,58
-
DOLAR
44,11% 0,07
-
EURO
50,92% -0,20
-
GRAM ALTIN
7231,74% -1,42
-
Ç. ALTIN
11762,72% -0,52
KIZILDERİLİ TEHCİR YASASI NEDİR JOE?
Barış getirdiğini iddia ederek, Ortadoğu’yu kana bulayan, insanları evinden yurdundan eden işgalci ABD, Türkleri soykırımla suçlamış. Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Ürdün ve Yemen gibi ülkelere Arap Baharı getiren ABD, Türk
Kamboçya, Vietnam, Kore Savaşı, Guetemala İşgali, Grenada İşgali, Afganistan İşgali, Kongo Katliamı, Dresten Katliamı geçmişi olan ABD, Türkleri soykırımla suçlamış. Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atan ABD Türkleri soykırımla suçlamış. Kızılderili katliamlarını yapan, her Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödeyen, tam yetmiş milyon Kızılderiliyi kendi vatanlarında katleden, bağımsızlığını ilan etmeyi başardıktan sonra, topraklarını genişletmek amacıyla 1830 yılında çıkardıkları “KIZILDERİLİ TEHCİR YASASI” ile bölgede yaşayan tüm yerlileri kendi topraklarından çıkaran, sürgüne gönderilen Kızılderililere yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırarak çok sayıda yerlinin öldürülmesini sağlayan ABD, Türkleri soykırımla suçlamış. Köle ticareti yapanABD, Türkleri soykırımla suçlamış. Saymakla bitmez örnekleri. ABD’nin ektiği ölüm tohumları dünyanın dört bir köşesinde ne yazık ki. Ve aynı ABD’nin Başkanı Biden 1915 olaylarını soykırımla tanımlarken, 'Suçlamak için değil, tekrarlanmasın diye bu ifadeyi kullanıyoruz' demiş. Ayrıca “Amerikan halkı, 106 yıl önce bugün başlayan soykırımda ölen tüm Ermenileri onurlandırıyor.' Sözleriyle de şereflendirmiş. Ağzı olan konuşur demişler, Biden de konuşmuş işte...
Biden konuşa dursun; peki, gelinen bu noktada bizim hiç mi eksiğimiz yok? Ermeni meselesi konusunda Türkiye olarak kendimizi anlatamadığımız ortada. Propaganda da yetersiz kaldık. Propaganda alanlarını Ermenilere bıraktık ve Ermenilerin istedikleri algıyı oluşturmalarına imkan verdik. Kimi zaman Ermeni Meselesini yeterince önemsemedik, kimi zaman da küçük politik hedeflere feda ettik. Türkiye olarak hep hep savunmada kaldık. Pasif bir yol izledik. Kendimizi ifade edemedik, sesimizi duyuramadık. Aktif bir propaganda yürütemedik. Ermeni Meselesinin ilmek ilmek işlenmesi; gün gün , ay ay tıpkı bir öğretmenin öğrencilere vereceği kazanımları planlar gibi ele alınması gerekirdi. Ermeni Meselesini 24 Nisan’la sınırlamak yerine planlı bir süreç takip edip Ermenilerden önce Türkiye’de ve dünyada kamuoyunu biz oluşturmalıydık. Soykırım yapılmadığını, 1915 Ermeni Tecridinin nedenini, şeklini ve nasıl yapıldığını anlatmalıydık, dünya kamuoyu oluşturmalıydık. Ermeni Meselesinin mağduru Türkler olmasına rağmen bu mağduriyeti işleyemedik. Planlı ve iyi organize olmuş propaganda çalışmaları yürütemedik.
Ermeniler ise yaptıkları propagandalarla kamuoyu oluşturmayı başardılar. Haksız ve mesnetsiz iddialarını gerçekmiş gibi gösterip, haklı mücadele algısını oluşturdular. Yürüttükleri propagandalarda doğru hamlelerle, günümüzün hızlı iletişim ağıyla, alanlarda yaptıkları eylemlerle iyi organize olmuş bir örgütlenmeyle, yeri, zamanı çok iyi kullandılar. Türkiye’nin dış ilişkilerini, stratejilerini takip ettiler, boşluk, zayıflık, hassasiyet gördükleri anda orada oldular, düşmanımın düşmanı dostumdur diyerek işbirliği yaptılar, avantaja çevirdiler.
Biz de günümüz iletişim ağlarını, tüm iletişim araçlarını, medyayı, sosyal ağları doğru ve etkili kullanarak tüm dünya çapında propaganda çalışmalarıyla haklı mücadelemizi daha etkili sürdürebiliriz. Unutmayalım öyle bir çağda yaşıyoruz ki atılan bir tweet ile dünyanın gündemi değişiyor. Sadece 24 Nisanlarda değil, yılın her günü Ermeni Meselesini; Ermenilerin yaptığı bölücü çalışmaları, düşmanlarla yaptıkları işbirlikleri, tecavüzleri, katliamları, terör eylemlerini, suikast düzenleyerek katlettikleri Türk diplomatları propagandalarla dünya kamuoyuna anlatılmalıyız. Dünyanın dört bir yanında çalıştaylarla, konferanslarla, çevrimiçi sunumlarla dillendirilmeliyiz. Akademisyenlerimiz, tarihçilerimiz, sanatçılarımız, siyasetçilerimiz seferber olmalı. İç ve dış siyasette Ermeni Meselesi milli bir mesele olarak yerini korumalı, günübirlik siyasetle hareket edilmemeli. Kaynak aktarılıp Ermeni Meselesinin aslı sinemalara taşınmalı, kısa filmler çekmeli gösterime girmesini sağlamalıyız. Belki de “Tüm bu faaliyetler yapılıyor” denecek, O zaman yapılanları duyuramıyoruz sanırım. Duyurmalıyız. Artık bu haksız ve mesnetsiz suçlamalara karşı, kendimizi savunma yerine Türkleri suçlu göstermeye çalışanlara kendi yaptıkları soykırımlarla hesap sormalıyız. Devlet ve millet el ele yürümeliyiz. İnsanlık dersi vermeye kalkan, geçmişi katliamlarla dolu ABD’ye, sömürü düzeninin patronları İngiltere ve Fransa’ya, fırın dendiğinde yaktıkları insanlarla hatırlanan Almanya’ya şöyle bir hatıra defterlerini okuyalım. Okuyalım ki Türkiye’yi her köşeye sıkıştırmayı istediklerinde Ermeni Meselesini biz Türklere bir silah olarak doğrultamasınlar. Savunma halinden çıkıp hücuma geçmiş planlı ve iyi organize olmuş propaganda çalışmalarıyla bu hiç de zor değil. Yeni yetişen nesil teknoloji ile büyüyor ve tüm dünyayı takip ediyor. Doğru ve propaganda ile istenilen algı oluşturulabilir. Tıpkı seçim çalışmaları gibi hareket etmek yeterli belki de. İletişim araçlarını, iletişim ağlarını, stratejiyi zamanında yerinde harekete geçirerek milletçe birlik ve beraberlik içinde Ermeni Meselesinin gerçek mağdurunun Türkler olduğunu artık duyurmalıyız. Dünyanın tüm coğrafyasında Türk varlığı söz konusu. Farklı Coğrafyalarda yaşayan Türk soydaşlarımızı bilgilendirerek, bilinçlendirerek milli birlik ve beraberlik ruhuyla eş zamanlı alanlara çıkıp, Türk’ün gür sesini pankartlarla, söylemlerle tüm dünyaya duyurabiliriz. Unutmayalım Türkler teşkilatçı bir millettir. Teşkilatçı yapımızı Ermeni Meselesinde çok iyi değerlendirmeliyiz. Yoksa iç ve dış düşmanlarımız Ermeni Meselesini bize karşı bir kılıç olarak kullanmaktan vazgeçmeyecekler. Biz Türkler bu kılıcı yeniden kınına koydururuz. Bunun için muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
Kadriye DEMİREL
TES Antalya 2 Nolu Şb. Bşk. Yrd.
Biden konuşa dursun; peki, gelinen bu noktada bizim hiç mi eksiğimiz yok? Ermeni meselesi konusunda Türkiye olarak kendimizi anlatamadığımız ortada. Propaganda da yetersiz kaldık. Propaganda alanlarını Ermenilere bıraktık ve Ermenilerin istedikleri algıyı oluşturmalarına imkan verdik. Kimi zaman Ermeni Meselesini yeterince önemsemedik, kimi zaman da küçük politik hedeflere feda ettik. Türkiye olarak hep hep savunmada kaldık. Pasif bir yol izledik. Kendimizi ifade edemedik, sesimizi duyuramadık. Aktif bir propaganda yürütemedik. Ermeni Meselesinin ilmek ilmek işlenmesi; gün gün , ay ay tıpkı bir öğretmenin öğrencilere vereceği kazanımları planlar gibi ele alınması gerekirdi. Ermeni Meselesini 24 Nisan’la sınırlamak yerine planlı bir süreç takip edip Ermenilerden önce Türkiye’de ve dünyada kamuoyunu biz oluşturmalıydık. Soykırım yapılmadığını, 1915 Ermeni Tecridinin nedenini, şeklini ve nasıl yapıldığını anlatmalıydık, dünya kamuoyu oluşturmalıydık. Ermeni Meselesinin mağduru Türkler olmasına rağmen bu mağduriyeti işleyemedik. Planlı ve iyi organize olmuş propaganda çalışmaları yürütemedik.
Ermeniler ise yaptıkları propagandalarla kamuoyu oluşturmayı başardılar. Haksız ve mesnetsiz iddialarını gerçekmiş gibi gösterip, haklı mücadele algısını oluşturdular. Yürüttükleri propagandalarda doğru hamlelerle, günümüzün hızlı iletişim ağıyla, alanlarda yaptıkları eylemlerle iyi organize olmuş bir örgütlenmeyle, yeri, zamanı çok iyi kullandılar. Türkiye’nin dış ilişkilerini, stratejilerini takip ettiler, boşluk, zayıflık, hassasiyet gördükleri anda orada oldular, düşmanımın düşmanı dostumdur diyerek işbirliği yaptılar, avantaja çevirdiler.
Biz de günümüz iletişim ağlarını, tüm iletişim araçlarını, medyayı, sosyal ağları doğru ve etkili kullanarak tüm dünya çapında propaganda çalışmalarıyla haklı mücadelemizi daha etkili sürdürebiliriz. Unutmayalım öyle bir çağda yaşıyoruz ki atılan bir tweet ile dünyanın gündemi değişiyor. Sadece 24 Nisanlarda değil, yılın her günü Ermeni Meselesini; Ermenilerin yaptığı bölücü çalışmaları, düşmanlarla yaptıkları işbirlikleri, tecavüzleri, katliamları, terör eylemlerini, suikast düzenleyerek katlettikleri Türk diplomatları propagandalarla dünya kamuoyuna anlatılmalıyız. Dünyanın dört bir yanında çalıştaylarla, konferanslarla, çevrimiçi sunumlarla dillendirilmeliyiz. Akademisyenlerimiz, tarihçilerimiz, sanatçılarımız, siyasetçilerimiz seferber olmalı. İç ve dış siyasette Ermeni Meselesi milli bir mesele olarak yerini korumalı, günübirlik siyasetle hareket edilmemeli. Kaynak aktarılıp Ermeni Meselesinin aslı sinemalara taşınmalı, kısa filmler çekmeli gösterime girmesini sağlamalıyız. Belki de “Tüm bu faaliyetler yapılıyor” denecek, O zaman yapılanları duyuramıyoruz sanırım. Duyurmalıyız. Artık bu haksız ve mesnetsiz suçlamalara karşı, kendimizi savunma yerine Türkleri suçlu göstermeye çalışanlara kendi yaptıkları soykırımlarla hesap sormalıyız. Devlet ve millet el ele yürümeliyiz. İnsanlık dersi vermeye kalkan, geçmişi katliamlarla dolu ABD’ye, sömürü düzeninin patronları İngiltere ve Fransa’ya, fırın dendiğinde yaktıkları insanlarla hatırlanan Almanya’ya şöyle bir hatıra defterlerini okuyalım. Okuyalım ki Türkiye’yi her köşeye sıkıştırmayı istediklerinde Ermeni Meselesini biz Türklere bir silah olarak doğrultamasınlar. Savunma halinden çıkıp hücuma geçmiş planlı ve iyi organize olmuş propaganda çalışmalarıyla bu hiç de zor değil. Yeni yetişen nesil teknoloji ile büyüyor ve tüm dünyayı takip ediyor. Doğru ve propaganda ile istenilen algı oluşturulabilir. Tıpkı seçim çalışmaları gibi hareket etmek yeterli belki de. İletişim araçlarını, iletişim ağlarını, stratejiyi zamanında yerinde harekete geçirerek milletçe birlik ve beraberlik içinde Ermeni Meselesinin gerçek mağdurunun Türkler olduğunu artık duyurmalıyız. Dünyanın tüm coğrafyasında Türk varlığı söz konusu. Farklı Coğrafyalarda yaşayan Türk soydaşlarımızı bilgilendirerek, bilinçlendirerek milli birlik ve beraberlik ruhuyla eş zamanlı alanlara çıkıp, Türk’ün gür sesini pankartlarla, söylemlerle tüm dünyaya duyurabiliriz. Unutmayalım Türkler teşkilatçı bir millettir. Teşkilatçı yapımızı Ermeni Meselesinde çok iyi değerlendirmeliyiz. Yoksa iç ve dış düşmanlarımız Ermeni Meselesini bize karşı bir kılıç olarak kullanmaktan vazgeçmeyecekler. Biz Türkler bu kılıcı yeniden kınına koydururuz. Bunun için muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
Kadriye DEMİREL
TES Antalya 2 Nolu Şb. Bşk. Yrd.
Dışişleri’nden Tarihi İmza: Memura 125 Bin TL Nakit + 5 Bin TL Para Puan.
Eksik Mesai, Tam Hak! Yarım Zamanlı Memurun Yıllık ve Hastalık İzni Dosyası.
Bakan Tekin’den Eğitimde "Edep" Vurgusu: "Başarı Tek Başına Yeterli Değil!"
Diyarbakır Eğitiminde Rotasyon Rüzgarı: 4 İlçede Müdürler Değişti!
MEB Yönetici Eğitimleri ve Hac Çakışması: İdareciler İçin Kritik Mağduriyet Riski.
Yargıdan Resen Atamalara Fren: Mahkemeler "Hukuka Aykırı" Dedi!
MEB 2025 Ek Atama Sonuçlarını Açıkladı: 144 Öğretmen İçin Görev Vakti Başlıyor!
Ara Dönem Seminerleri Okulda mı Olacak? Bakan Tekin Net Konuştu!
Ara Tatiller Tarih mi Oluyor? Sahadan Gelen Son Dakika Raporu Ezber Bozdu!
12 Yıllık Zorunlu Eğitim Değişiyor mu? Milli Eğitim'de "Erken Mezuniyet" Masada!
Emekli Bayram İkramiyesi Ödemeleri İçin Geri Sayım: Mart Ayı Takvimi Netleşiyor mu?
Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Hayatını Kaybetti
Promosyonda 100 Bin TL Rekoru: İzmit ve Kandıra'da Eğitimcilere Dev Ödeme Başlıyor!
Bakan Yusuf Tekin'den Maarifin Kalbinde Anlamlı İftar: Eğitim Camiası Bir Araya Geldi
MEB Akademisi Hazırlık Eğitimi Detayları Belli Oldu: İşte Yeni Sınav ve Atama Şartları
Promosyonda Devrim Teklifi: MEB Tek Merkezden Anlaşırsa Rakamlar Rekor Kıracak!
Yozgat'ta Okul Müdürüne Makamında Şiddet: Saldırgan Yakalandı, Tepkiler Çığ Gibi!
İran'daki Savaş ve Türk Öğrenciler: YÖK'ten Eğitimleri Kurtaracak Acil Müdahale!
Çocuklara Dev Kalkan: MEB ve Aile Bakanlığı 81 İlde Yeni Destek Sistemini Başlattı!
2026 YKS Geç Başvuru Rehberi: Ücretler Ne Kadar, Nasıl Başvurulur?
Kabine Kararı Çıktı mı? Bayram Tatili Hafta Sonu İle Birleşiyor mu?
47 Yaşındaki Edebiyat Öğretmeni Yeliz Özge Toyman Hayatını Kaybetti!
Dışişleri'nde Terfi Sistemi Sil Baştan: İkinci Dil Şartı ve Yeni Unvan Grupları Geldi!
MEB’den 9 Bin Öğretmen Ayrıldı: Yeni Atama Takvimi İçin Kritik Veriler Açıklandı!
Aile Birliği mi Mevzuat mı? MEB’den Eş Durumu Tayinleri Hakkında Net Açıklama.
Bakan Tekin’den Gündem Sarsan Çıkış: LGBT mi Başörtüsü mü Toplumun Huzurunu Bozuyor?
Öğretmen Adayları Dikkat! Milli Eğitim Akademisi Kayıt Kılavuzu Yayımlandı.
2023 Atamalı Öğretmenlere Eş Durumu Engeli: Bakan Tekin'den 3 Yıl Şartı Açıklaması!
Öğretmen Atamalarında Mülakat Sistemi Değişiyor: Yazılı Puanın Ağırlığı Artırılacak!
180 İş Günü Zorunluluğu ve Online Seminer Kararı: MEB’den Kritik Tatil Açıklaması.
Yükleniyor
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
25
19
2
4
41
61
2.FENERBAHÇE A.Ş.
25
16
0
9
32
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
25
16
3
6
22
54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
25
12
7
6
17
42
6.GÖZTEPE A.Ş.
25
11
5
9
10
42
7.KOCAELİSPOR
25
9
10
6
-3
33
8.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
25
7
9
9
-3
30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
25
7
9
9
-10
30
11.CORENDON ALANYASPOR
25
5
8
12
-4
27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
13.TÜMOSAN KONYASPOR
25
5
11
9
-10
24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
25
6
13
6
-15
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
25
3
17
5
-24
14
Başlık
-
1
Emekli Bayram İkramiyesi Ödemeleri İçin Geri Sayım: Mart Ayı Takvimi Netleşiyor mu?
-
2
Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Hayatını Kaybetti
-
3
Promosyonda 100 Bin TL Rekoru: İzmit ve Kandıra'da Eğitimcilere Dev Ödeme Başlıyor!
-
4
Bakan Yusuf Tekin'den Maarifin Kalbinde Anlamlı İftar: Eğitim Camiası Bir Araya Geldi
-
5
MEB Akademisi Hazırlık Eğitimi Detayları Belli Oldu: İşte Yeni Sınav ve Atama Şartları
-
6
Promosyonda Devrim Teklifi: MEB Tek Merkezden Anlaşırsa Rakamlar Rekor Kıracak!
-
7
Yozgat'ta Okul Müdürüne Makamında Şiddet: Saldırgan Yakalandı, Tepkiler Çığ Gibi!
-
8
İran'daki Savaş ve Türk Öğrenciler: YÖK'ten Eğitimleri Kurtaracak Acil Müdahale!
-
9
Çocuklara Dev Kalkan: MEB ve Aile Bakanlığı 81 İlde Yeni Destek Sistemini Başlattı!
-
10
2026 YKS Geç Başvuru Rehberi: Ücretler Ne Kadar, Nasıl Başvurulur?



