17249,58%-0,47
43,71% -0,02
51,83% -0,01
6859,20% 0,03
11540,33% 0,00
Eğitim dünyasında sendikal haklar ve disiplin cezaları arasındaki ince çizgide tarihi bir hukuki dönemece girildi. Ekonomik dar boğaz ve enflasyona karşı seslerini duyurmak için iş bırakan öğretmenlere verilen cezalar, yargı duvarına çarptı. Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesi, Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası üyesi bir öğretmene verilen kınama cezasını mercek altına alarak, demokratik hak arama hürriyetine vurgu yapan emsal bir karara imza attı. Peki, mahkeme neden "iptal" dedi? Bu karar, ceza alan diğer öğretmenler için ne anlama geliyor? Sendikal faaliyetlerin suç kapsamından çıkarılmasına yönelik bu kritik davanın tüm ayrıntıları ve eğitim camiasını rahatlatan gerekçeli karar haberimizde...
Eğitimcilerin Hukuk Zaferi: Sendikal Eyleme Verilen Kınama Cezası Yargıdan Döndü
Türkiye genelinde eğitim çalışanlarının ekonomik haklarını korumak ve enflasyonun alım gücü üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdiği sendikal eylemler, uzun süredir disiplin soruşturmalarının gölgesinde kalıyordu. Ancak Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesi’nden gelen son karar, hukuk devletinin demokratik hakları koruma altına aldığını bir kez daha tescilledi. Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası'nın çağrısıyla 11 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirilen bir günlük iş bırakma eylemine katılan bir öğretmene verilen "kınama" cezası, mahkeme tarafından tamamen iptal edildi.
"Demokratik Hak Arama Hürriyeti Cezalandırılamaz"
Davanın seyri, idarenin verdiği disiplin cezasının yasal dayanaklarının sorgulanmasıyla başladı. Mahkeme heyeti, yaptığı detaylı incelemede sendika üyesi öğretmenin eyleminin kişisel bir keyfiyet değil, sendikal bir karar doğrultusunda gerçekleştiğine vurgu yaptı. Kararda, öğretmenin eylemden önce okul idaresini bilgilendirdiği ve eylemin sadece bir çalışma günü ile sınırlı kalarak kamu hizmetinde telafisi mümkün olmayan bir kaosa yol açmadığı belirtildi. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarına da atıfta bulunarak, sendikal faaliyet kapsamındaki eylemlerin disiplin cezasına konu edilmesinin "hukuka aykırı" olduğuna hükmetti.
Milyonlarca Eğitimci İçin Emsal Niteliğinde
Bu karar, sadece Kahramanmaraş’taki davacı öğretmen için değil, benzer süreçleri yaşayan binlerce eğitim personeli için de bir umut ışığı oldu. Hukukçular, bu kararın bir "emsal" teşkil ettiğini ve devam eden benzer davalarda savunma stratejilerini güçlendireceğini ifade ediyor. Özellikle geçim sıkıntısı ve enflasyon gibi haklı gerekçelerle sesini duyurmaya çalışan memurların, bu haklarını kullanırken disiplin baskısı altında kalmaması gerektiği yargı eliyle perçinlenmiş oldu.
Hizmetin Aksadığı İddiası Çürütüldü
İdare tarafından öne sürülen "eğitim hizmetinin aksadığı" yönündeki iddialar ise mahkemenin gerekçeli kararında yer bulmadı. Mahkeme, bir günlük iş bırakmanın eğitim sürecine darbe vuracak nitelikte bir kesinti oluşturmadığını, aksine bu tür eylemlerin demokratik toplumların vazgeçilmez bir parçası olduğunu dile getirdi. Verilen iptal kararıyla birlikte öğretmenin sicilindeki kınama cezası silinirken, sendikal özgürlüklerin alanı bir kez daha genişlemiş oldu.
Editör Notu: Öğretmenler, toplumun hem rehberi hem de vicdanıdır. Kendi yaşam standartları için demokratik yollarla hak arayan bir eğitimcinin ceza ile susturulmaya çalışılması, eğitimin ruhuna aykırıdır. Mahkemenin verdiği bu karar, liyakat ve adalet bekleyen eğitim camiası için çok kıymetli bir kazanımdır. egitimsitesi.net olarak, hak arama mücadelesinde her zaman öğretmenlerimizin yanındayız.
Sizin Hakkınızda da Soruşturma Açıldı mı? Sendikal eylemlere katıldığınız için benzer bir disiplin süreciyle daha önce hiç karşılaştınız mı? Mahkemenin bu emsal kararı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Deneyimlerinizi ve hukuki sürecinizdeki son durumu aşağıda yorumlarda paylaşın, birbirimize destek olalım!