15811,53%0,87
43,35% 0,02
51,29% 0,04
6945,76% 0,02
11326,76% 0,00
Kamu kurumlarında işçi statüsüyle istihdam edilen ancak memur sorumluluğuyla çalışan binlerce üniversite mezunu emekçi için umut ışığı yeniden yandı! 2015 yılından bu yana toplu iş sözleşmelerinde yer alan fakat bir türlü hayata geçirilmeyen "memuriyet hakkı", Mersin Milletvekili Perihan Koca tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kalbine taşındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle sunulan soru önergesi, sadece Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile sınırlı kalan kadro iyileştirmesinin neden tüm kamuya yayılmadığını sorguluyor. Belediyelerden KİT’lere, üniversitelerden bakanlıklara kadar on binlerce çalışanı ilgilendiren bu hamle, çalışma hayatında statü karmaşasını bitirecek mi? İşte 10 yıllık kadro bekleyişinin perde arkasındaki tüm sıcak gelişmeler...
Kamuda Statü Devrimi Beklentisi: Üniversite Mezunu İşçiler İçin Memuriyet Masada
Türkiye kamu yönetiminde yıllardır süregelen "işçi statüsünde memur işi yapma" paradoksu, yasama organının gündemine taşındı. Mersin Milletvekili Perihan Koca’nın TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesi, özellikle 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde çalışan üniversite mezunu işçilerin yaşadığı yetki-sorumluluk çelişkisini ve kadro taleplerini yeniden alevlendirdi.
Sürecin tarihsel arka planı, 2015 yılında imzalanan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’ne dayanıyor. Dönemin Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in imzasıyla resmileşen sözleşmenin 36. maddesi; fabrikalar ve şantiyeler dışındaki birimlerde, memur eliyle yürütülmesi gereken işlerde çalışan sürekli işçilerin kadroya geçirilmesi için çalışma yapılmasını öngörüyordu. Ancak aradan geçen 10 yıla rağmen bu taahhüdün genel bir düzenlemeye dönüşmemesi, çalışanlar arasında mağduriyet algısını derinleştirdi.
Milletvekili Koca, sunduğu önergede Bakan Vedat Işıkhan’a iki temel soru yöneltti. İlk olarak, belediyeler, KİT'ler ve üniversiteler gibi kurumlarda çalışan eğitimli personelin yaşadığı statü karmaşasını bitirmek için bir çalışma olup olmadığını sorguladı. İkinci olarak ise, 26 Ağustos 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile sadece Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda yapılan düzenlemenin neden diğer kurumları kapsamadığına dikkat çekildi.
Kamu işçileri, aynı ofiste yan yana çalıştıkları memurlarla aynı işi yapmalarına rağmen tayin, terfi ve sosyal haklar bakımından farklı mevzuatlara tabi olmaktan şikayetçi. Üniversite mezunu olan bu personelin memur kadrolarına geçirilmesi talebi, sadece bir statü değişikliği değil, aynı zamanda liyakat ve kariyer planlaması açısından da hayati önem taşıyor. Düzenlemenin hayata geçmesi durumunda;
KİT çalışanları sözleşmeli personel pozisyonlarına,
Diğer idarelerdeki işçiler ise memur kadrolarına atanabilecek.
Meclis gündemine taşınan bu dosya, şimdi Bakanlık tarafından verilecek cevaba kilitlendi. Eğer Bakanlık olumlu bir sinyal verirse, 2026 yılı içerisinde kamu personel sisteminde köklü bir reformun önü açılabilir. Kamuoyunda oluşan güçlü beklenti, bu düzenlemenin sosyal adaletin sağlanması adına daha fazla ertelenmemesi yönünde.
“Kimler Görev Alabilir?”
✔️ 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kamu kurumlarında çalışanlar
✔️ Belediyeler, üniversiteler ve KİT’lerde görev yapan işçiler
✔️ Üniversite mezunu olup işçi kadrosunda istihdam edilen personel
✔️ Fiilen memur yetki ve sorumluluğu üstlenen kamu işçileri
Memur kadrosuna geçiş mümkün mü?
Mevzuata göre bunun için yasal düzenleme veya toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekiyor.
Daha önce benzer bir adım atıldı mı?
Sınırlı sayıda kurumda kadro düzenlemesi yapılmış olsa da genel bir uygulama bulunmuyor.
Bakanlık çalışma yürütüyor mu?
Bu soru, verilen yazılı önerge kapsamında Bakanlık tarafından yanıtlanacak.
Toplu iş sözleşmesi bağlayıcı mı?
Toplu iş sözleşmeleri hukuki bağlayıcılığa sahip olsa da uygulama için idari adımlar gerekiyor.
Kamu işçilerinin memur kadrosu talebi, yalnızca bir statü değişikliği değil; görev tanımı, özlük hakları ve kariyer planlaması açısından da kritik önem taşıyor. Meclis’e sunulan soru önergesi, uzun süredir yanıt bekleyen bu başlığın yeniden görünür olmasını sağladı. Önümüzdeki süreçte Bakanlık tarafından verilecek yanıtlar, kamu personel rejimi açısından belirleyici olabilir.