11288,05%-0,71
41,10% 0,23
47,98% -0,04
4562,43% 1,19
7244,37% 0,74
Eğitim İş tarafından norm fazlası larını yapılan açıklama şöyle:
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü "İHTİYAÇ VE NORM KADRO FAZLASI ÖĞRETMENLERİN YER DEĞİŞTİRME DUYURUSU (AĞUSTOS 2025)’nu yapmış ve bu duyuruya göre norm fazlası kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerin atama ve yer değiştirme süreci başlatılmış ve resen atama işlemleri tesis edilmiştir.
Hatırlanacağı üzere, Kasım 2024 yılı resen atama sürecinde de yaşanan hukuksuzluğu ifşa etmiş, atamaların dayanağı genelgeye karşı açtığımız davada Danıştay tarafından bu genelgenin yürütmesi durdurulmuştur. Bunun yanında mağdur olan üyelerimiz için açtığımız davalarla yapılan resen atama işlemlerini de iptal ettirmiştik.Sürdürdüğümüz bu hukuki mücadele sonrasında Bakanlık geri adım atarak resen atama sürecini durdurmak zorunda kalmıştı.
Devamında Nisan 2025’te İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu’na karşı da sendika olarak dava açtık.
Yine MEB, Tebliğler Dergisinde yayınladığı dayanaksız ilçe gruplarını oluşturduğunda bugün yaşanan garabetin ortaya çıkacağını tespit etmiş ve bu ilçe grupları belirlemesine karşı da dava açtık.
Bugün de vurguluyoruz; İhtiyaç ve Norm Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Kılavuzu kanuna aykırıdır, hukuki zeminden yoksundur ve derhal durdurulmalıdır. Aksi takdirde, Meb yine binlerce açılacak dava ile karşı karşıya kalacaktır.
Öte yandan, norm güncellemesi yapılmadan re’sen gerçekleştirilen atamalar da sıra tayin sisteminin amacını boşa çıkarmıştır. Yeni eğitim-öğretim yılında okulların norm kadrolarında değişiklikler olacağı göz önüne alındığında, güncelleme yapılmadan yapılan bu atamalar; bazı öğretmenlerin yeniden norm fazlası durumuna düşmesine, aynı branşta ise tekrar öğretmen ihtiyacının doğmasına sebep olacaktır.
Bakanlığın belirlediği ilçe gruplarına bakıldığında, birbirinden oldukça uzak ve ulaşımı güç ilçelerin aynı grup içinde yer aldığı görülmektedir. Bu durum öğretmenlerimizin günlük ulaşımını imkansız hale getirmektedir. Aynı zamanda, aile bütünlüğünü koruma ilkesi ile de bağdaşmamaktadır.
MEB’in plansızlığının ve beceriksizliğinin bedelini öğretmenler ödeyemez.
Bu sebeple, hukuka aykırı olan bu süreç derhal sonlandırılmalı ve öğretmenlerimizin mağduriyetine son verilmelidir.
Daha önce olduğu gibi yaşanan bu süreçte de MEB geri adım atıncaya kadar tüm hukuki yollara başvurmaya devam edecek üyelerimize hukuki desteğimizi sürdüreceğiz.