17330,64%1,16
43,71% 0,04
51,76% -0,08
6861,71% -2,18
11672,76% 0,00
2026 yılının Mart ayına sayılı günler kala, ara tatil ile Ramazan Bayramı’nın iç içe geçtiği takvim eğitimcileri harekete geçirdi. Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası, binlerce öğretmenin bayramı memleketlerinden uzakta geçirmesine neden olabilecek "yüz yüze seminer" uygulamasına karşı bayrak açtı. Milli Eğitim Bakanlığı’na yapılan resmi başvuruda, seminerlerin dijital dünyada kazanılan tecrübelerle çevrim içi yapılması istenirken; hem kamu tasarrufu hem de öğretmen motivasyonu vurgulandı. Peki, MEB bu insani talebe nasıl bir yanıt verecek? Yüz binlerce öğretmenin gözü kulağı şimdi Ankara'dan gelecek o kararda. İşte bayram tatilini memleketinde geçirmek isteyen eğitimcilerin beklentileri ve başvuru dosyasının tüm çarpıcı detayları...
Eğitimde Bayram Mesaisi Tartışılıyor: Seminerler Dijital Dünyaya mı Taşınıyor?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı çalışma takviminde Mart ayı, hem ara tatili hem de Ramazan Bayramı’nı barındırması nedeniyle yılın en kritik dönemlerinden biri haline geldi. Takvimdeki bu sıkışıklık, özellikle görev yaptıkları şehirlerden uzak yaşayan eğitimciler için ciddi bir ulaşım ve konaklama bilmecesini beraberinde getirdi. Bu noktada devreye giren Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen), öğretmenlerin bayram coşkusunu aileleriyle birlikte huzur içinde yaşayabilmesi için radikal bir öneriyi gündeme taşıdı.
"Bayramda Aile Birliği Kırmızı Çizgimizdir"
Sendika tarafından yapılan resmi açıklamada, 16-20 Mart 2026 tarihleri arasına denk gelen mesleki çalışma döneminin (seminerlerin) okul binalarında yüz yüze yapılmasının doğuracağı zorluklara dikkat çekildi. Farklı illerde görev yapan öğretmenlerin, bayramı sevdikleriyle geçirebilmek için bu kısıtlı süreyi yollarda harcamak zorunda kalacağı belirtilerek, "Öğretmenler bayramda ailesinden koparılmasın" mesajı verildi. Pandemi döneminde tüm dünyaya rüştünü ispatlayan dijital eğitim altyapısının bu süreçte bir kurtarıcı olarak kullanılması gerektiği ifade edildi.
Kamu Tasarrufu ve Motivasyon Vurgusu
Bakanlığa iletilen talep dosyasında sadece insani hassasiyetler değil, aynı zamanda ekonomik verimlilik de ön plana çıkarıldı. Seminerlerin çevrim içi (online) platformlar üzerinden yürütülmesinin, devletin ulaşım, iaşe ve konaklama giderlerinde ciddi bir tasarruf sağlayacağı savunuldu. Bununla birlikte, bayramı memleketinde geçirme imkanı bulan bir öğretmenin, yeni eğitim dönemine çok daha yüksek bir enerji ve motivasyonla başlayacağı, bunun da doğrudan sınıf içi verimliliğe yansıyacağı belirtildi.
Gözler Milli Eğitim Bakanlığı’nın Kararında
Eğitim camiası, sendikanın bu çıkışının ardından MEB’in alacağı aksiyonu beklemeye başladı. Geçmiş yıllarda benzer durumlarda esneklik gösteren Bakanlığın, 2026 yılı Mart ayı için de "dijital seminer" kapısını aralayıp aralamayacağı merak konusu. Öğretmenler odasında en çok konuşulan konulardan biri haline gelen bu talep, sosyal medyada da geniş bir destek dalgası oluşturmuş durumda. Eğitimciler, 16-20 Mart haftasını bilgisayar başında ancak memleketlerinde geçirebilmenin hayalini kuruyor.
Editör Notu: Mesleki gelişim her ne kadar vazgeçilmez bir unsur olsa da, öğretmenlerimizin ruhsal dinginliği ve aile bağları da eğitim sisteminin temel yapı taşlarından biridir. Bayramın hemen öncesine veya sonuna denk gelen seminer dönemlerinde dijitalleşmenin nimetlerinden yararlanmak, modern bir eğitim yönetiminin de gereğidir. Eğitimsitesi.net olarak sürecin takipçisi olmayı sürdüreceğiz.
Siz Bu Talebi Destekliyor Musunuz? Mart seminerlerinin online yapılması sizce eğitim kalitesini düşürür mü yoksa öğretmene verilen bir değer olarak mı görülmeli? Bayram planı yaparken bu belirsizlik sizi nasıl etkiliyor?
Düşüncelerinizi ve önerilerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşın. Sizin sesiniz, kararların alınmasında en büyük güçtür!