16407,98%-1,86
43,53% 0,04
51,45% 0,11
6770,02% -2,01
11644,36% -3,02
4 Haziran 2023’te bayrağı devralan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geride kalan sürede öğretmenlerin mesleki onurunu ve çalışma huzurunu merkeze alan devrim niteliğinde kararlara imza attı. Eğitim camiasının yıllardır beklediği "Öğretmenlik Meslek Kanunu"ndaki değişimler, sadece kağıt üzerinde kalmayarak bizzat sınıfın içine huzur getirmeyi hedefliyor. Uzman öğretmenlik sınavının tarih olmasından, öğretmene kalkan ele hapis cezası getirilmesine kadar pek çok başlıkta taşlar yerinden oynadı. Peki, asılsız CİMER şikayetleri yapanları neler bekliyor? Sınıf disiplinini sağlamak için masadaki yeni yasal düzenlemeler neler? Bakan Tekin'in "Anadolu'nun her köşesindeki öğretmenimiz kendini güvende hissedecek" sözünün arkasındaki o somut adımların tüm detayları, eğitimcilerin yeni dönemdeki yol haritasını çiziyor...
Milli Eğitim Bakanlığı’nda Yusuf Tekin döneminin başlamasıyla birlikte, eğitim sisteminin kalbi olan öğretmenlerin çalışma koşullarında radikal bir iyileşme süreci başlatıldı. "Öğretmen mutluysa, eğitim kalitelidir" prensibiyle hareket eden Bakan Tekin, eğitimcilerin sırtındaki hem psikolojik hem de hukuki yükleri hafifleten yapısal reformları bir bir devreye aldı.
Sınav Kaygısı Bitti: ÖBA Üzerinden Kariyer Dönemi
Eğitimcilerin mesleki gelişimlerini unvanlarla taçlandırırken en çok yoruldukları nokta olan "merkezi sınav" zorunluluğu artık geçmişte kaldı. Yeni dönemde, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanları için sınav stresi yaşanmıyor. Belirlenen kıdem yılını dolduran öğretmenler, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden sunulan dijital eğitim programlarını tamamlayarak kariyer basamaklarını tırmanabiliyor. Bu hamle, öğretmenlerin asli görevleri olan sınıf içi eğitime daha fazla odaklanmalarına imkan tanıdı.
Hukuki Kalkan: Şiddete Sıfır Tolerans ve Tutuklu Yargılama
Öğretmenlere yönelik artan fiziki ve sözlü şiddet olaylarına karşı MEB, yasal mevzuatı en sert haliyle güncelledi. Yeni Öğretmenlik Meslek Kanunu ile birlikte, bir öğretmene görevinden dolayı saldırıda bulunan kişiler için cezalar artık artırımlı olarak uygulanacak. Üstelik bu suçlarda "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" gibi seçeneklerin önüne geçilerek, saldırganların tutuklu yargılanmasının yolu açıldı. Bu, okul duvarlarının arkasındaki öğretmen için en büyük güvence oldu.
CİMER İstismarına Geçit Yok: Asılsız İhbarlara Ağır Bedel
Dijitalleşmenin getirdiği kolaylıklardan biri olan CİMER başvuruları, maalesef zaman zaman öğretmenleri yıldırma ve mobbing aracı olarak kullanılıyordu. Bakan Tekin, bu suistimalin önüne geçmek için düğmeye bastı. Artık öğretmenler hakkında kasıtlı, mesnetsiz ve itibar zedeleyici asılsız şikayetlerde bulunan veliler hakkında cezai işlem başlatılacak. Bu kişilerin tespiti halinde mahkemelerde yargılanarak hapis veya para cezası almaları, "klavye başındaki asılsız suçlamalar" dönemini sona erdirdi.
Sınıf Yönetiminde Yeni Disiplin Anlayışı Kapıda
Eğitim camiasının en çok şikayet ettiği konulardan biri olan "öğrenci disiplinsizliği" konusunda da Bakan Tekin’in ajandası oldukça yoğun. Sınıf içindeki saygısız davranışların ve okul düzenini bozan eylemlerin önüne geçilmesi için öğretmenlerin elini güçlendirecek yeni bir disiplin yönetmeliği üzerinde çalışılıyor. Bu düzenlemenin, öğretmenin sınıftaki otoritesini ve eğitimin saygınlığını koruyacak katı kurallar içermesi bekleniyor.
Öğretmenlerin kariyer planlamasını kolaylaştıracak güncel kriterler ile haksız ithamlar karşısında kendilerini koruyabilecekleri yasal yol haritası aşağıda detaylandırılmıştır.
Yusuf Tekin dönemiyle birlikte sınav zorunluluğu kalkarken, kıdem ve eğitim odaklı bir modele geçildi. İşte 2026 yılı itibarıyla geçerli olan güncel kriterler:
Hizmet Süresi Şartları:
Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) ile güçlendirilen yeni düzenleme, asılsız ihbarları "iftira" ve "kamu görevlisini karalama" kapsamında değerlendiriyor. İşte adım adım izlenmesi gereken yasal süreç:
1. İdari Soruşturma Aşamasında Savunma: Hakkınızda asılsız bir CİMER veya dilekçe şikayeti varsa, muhakkak "iddiaların somut delillere dayanmadığını" ve "kasıtlı yapıldığını" savunmanızda belirtin. Soruşturma sonucunda "Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığı" kararı alınması, hukuki sürecin anahtarıdır.
2. İftira ve Hakaret Davası Açılması: Soruşturma dosyanız aklandığında, şikayetçinin kimlik bilgileri üzerinden Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunun. Yeni yasal düzenleme uyarınca, kasıtlı asılsız ihbarlar Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 267. maddesi (İftira) kapsamında hapis cezası istemiyle yargılanır.
3. Manevi Tazminat Davası: Yaşadığınız psikolojik yıpranma ve itibar kaybı için Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Manevi Tazminat davası açma hakkınız saklıdır. Mahkemeler, asılsız CİMER şikayetlerini "hak arama özgürlüğü" sınırlarını aşan bir saldırı olarak kabul etmektedir.
4. Avukat ve Sendika Desteği: Üyesi olduğunuz sendikanın hukuk bürosundan mutlaka teknik destek talep edin. Yeni düzenlemelerle birlikte, asılsız ihbar sahiplerine karşı açılan davalarda öğretmenlerin kazanma oranı %90'ın üzerine çıkmıştır.
Yusuf Tekin’in bakanlık dönemini sadece idari kararlarla değil, bir "itibar iadesi" süreci olarak okumak gerekiyor. Sınav baskısını kaldıran, can güvenliğini yasal zırha bürüyen ve asılsız ithamların önüne set çeken bu yaklaşımlar, öğretmenlik mesleğinin o eski, vakur günlerine dönmesi adına atılmış en samimi adımlardır. Bir öğretmenin sınıfa girerken "Acaba başıma bir şey gelir mi?" ya da "Haksız yere şikayet edilir miyim?" endişesi taşımadığı bir iklim, aslında çocuklarımızın alacağı eğitimin kalitesini de doğrudan belirleyecektir. Bakan Tekin’in "Öğretmenlerimizi kurda kuşa yem etmeyiz" vizyonu, eğitim sahasında karşılığını bulmaya devam ediyor.
Sizce öğretmenlerin karşılaştığı en büyük sorun hangisi? Sınavsız uzmanlık mı yoksa asılsız şikayetlere gelen cezalar mı daha çok nefes aldırdı? Disiplin yönetmeliğinde hangi maddeler mutlaka yer almalı?