16675,83%-3,15
43,84% 0,19
51,59% 0,06
7041,74% 0,07
11672,32% 0,00
Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği Ramazan ayı etkinlik genelgesi, Türkiye’nin önde gelen 168 sanatçı, yazar ve akademisyenini ayağa kaldırdı. "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlığıyla yayımlanan bildiriye, Bakan Yusuf Tekin’den sert ve hukuki bir yanıt geldi. Katıldığı canlı yayında bildiriye imza atan isimleri "niyet okuyuculuğu" ve "kötü niyetle" suçlayan Tekin, yargı sürecini başlattığını duyurdu. Peki, genelgenin içeriğinde gerçekten ne var? 168 ismin "şeriatçı kuşatma" çıkışına Bakan neden "28 Şubat" benzetmesi yaptı? Eğitim dünyasında sarsıntı yaratan bu krizin perde arkası ve tarafların keskin açıklamaları haberimizde...
Eğitimde "Laiklik" Düellosu: Bakan Yusuf Tekin ile 168 Aydın Arasında Hukuk Savaşı Kapıda
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda Ramazan ayına yönelik gerçekleştirilecek kültürel etkinlikleri kapsayan genelgeye karşı çıkan ve aralarında Müjde Ar, Ataol Behramoğlu, Merdan Yanardağ gibi isimlerin bulunduğu 168 kişinin yayımladığı bildiriye çok sert tepki gösterdi. TGRT Haber ekranlarında yayımlanan "Medya Kritik" programına katılan Bakan Tekin, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" metnini imzalayan isimler hakkında yasal işlem başlatacağını duyurarak, eğitim camiasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
"Ya Okuma Yazma Bilmiyorlar Ya da Anlamıyorlar"
Bakan Tekin, genelgenin içeriğine yönelik eleştirilere yanıt verirken oldukça keskin ifadeler kullandı. Genelgede iddia edildiği gibi dini bir zorunluluk veya not sistemi bulunmadığını belirten Tekin, etkinliklerin tamamen "gönüllülük esasına" dayalı olduğunu vurguladı. Eleştiri yapan isimleri metni incelememekle suçlayan Tekin, "Örnek etkinliklerin içinde bahsedilen tarzda uygulamaların hiçbirisi yok. Ya okuma yazma bilmiyorlar ya da okuduklarını anlamıyorlar. Hiçbirini ciddiye almıyorum ama bu ifadeler nedeniyle yargı sürecini başlatıyorum" dedi.
28 Şubat Benzetmesi ve "Noel" Çıkışı
Tartışmaları ideolojik bir düzleme taşıyan Bakan Tekin, bildiriyi imzalayanların niyetinin demokratik bir hak arayışı değil, "niyet okuma" olduğunu savundu. Kendisine yönelik eleştirilerin 28 Şubat sürecindeki yaklaşımları anımsattığını söyleyen Bakan, "Kültürel mirasımızın korunması amacıyla hazırlanan bu genelgede dini hiçbir unsur yok. Noel veya Cadılar Bayramı kutlamalarını laikliğe aykırı görmeyenlerin, sıra Ramazan etkinliklerine gelince laikliği hatırlaması manidardır. Onlar demokratik haklarını kullanıyorlarsa, ben de yasal haklarımı kullanacağım" diyerek rest çekti.
Aydınların Cephesi: "Karanlığa Teslim Olmayacağız"
Öte yandan, 168 yazar, sanatçı, akademisyen ve gazetecinin imzaladığı metinde ise Türkiye’nin bir "kuşatma" altında olduğu savunuluyor. Laik eğitimin ve hukuk düzeninin adım adım ortadan kaldırılmaya çalışıldığını öne süren imzacılar, laikliği savunmanın bir suç olmadığını ve şeriatçı dayatmalara karşı dik duracaklarını belirtmişlerdi. Aralarında KESK Eş Başkanı Ahmet Karagöz, TMMOB Başkanı Emin Koramaz ve sanatçı Rutkay Aziz gibi isimlerin bulunduğu grup, kamuoyunu laik cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaya çağırmıştı.
Sizce okullarda Ramazan etkinlikleri düzenlenmesi kültürel bir miras mı yoksa laikliğe müdahale mi? Bakanın dava açma kararı tartışmaları bitirir mi yoksa daha da alevlendirir mi? Görüşlerinizi ve yorumlarınızı egitimsitesi.net ailesiyle paylaşın!