17132,20%0,11
43,72% 0,19
51,92% -0,02
7075,01% 2,56
11673,05% -0,41
2025-2026 eğitim öğretim yılının 26 Haziran Cuma günü karnelerin verilmesiyle noktalanacak olması, öğretmenler odasında tek bir soruyu gündeme taşıdı: "Sene sonu seminerleri yapılacak mı?" Mevzuata göre 1 Temmuz'da başlayacak olan resmi yaz tatili öncesinde sadece iki iş gününün kalması, mesleki çalışma programını zora soktu. Eğitim camiası, sadece 29 ve 30 Haziran tarihlerine sıkışan bu sürecin iptal edilip edilmeyeceğini ya da çevrim içi bir modele dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğini merak ediyor. Tatil planlarını şekillendirecek olan o kritik kararın perde arkasını ve tüm ihtimalleri inceliyoruz.
Haziran Mesaisi İçin Geri Sayım: Eğitimciler 'Seminer' Kararını Bekliyor
Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında görev yapan bir milyonu aşkın öğretmen için 2025-2026 eğitim maratonu son düzlüğe girdi. 26 Haziran tarihinde öğrencilerin karne sevinci yaşamasıyla birlikte okullarda ders zili susacak ancak öğretmenler için "mesleki çalışma" süreci bir soru işareti olarak kalmaya devam ediyor. Bu yıl takvimin azizliği nedeniyle seminer dönemi ile resmi tatil başlangıcı arasında sadece 48 saatlik bir boşluk kalması, Ankara kulislerinde farklı senaryoların konuşulmasına yol açtı.
Takvimdeki Sıkışıklık Formül Aratıyor
Normal şartlar altında öğretmenlerin yaz tatili yasal olarak 1 Temmuz tarihinde başlıyor. Karnelerin dağıtıldığı 26 Haziran Cuma gününü takip eden hafta başında, yani 29 ve 30 Haziran tarihlerinde öğretmenlerin okulda bulunması gereken "mesleki çalışma" günleri yer alıyor. Ancak toplamda sadece iki günü kapsayan bu kısa süre, klasik anlamda bir seminer programının verimliliğini tartışmaya açtı. Eğitim yöneticileri ve öğretmenler, sadece iki gün için okullarda toplanılmasının lojistik ve ekonomik açıdan rasyonel olup olmadığını sorguluyor.
İptal mi, Çevrim İçi mi? İşte Masadaki İhtimaller
Milli Eğitim Bakanlığı'nın önünde şu an için üç güçlü seçenek bulunuyor. Birinci ihtimal; geçmiş yıllarda pandemi ve deprem dönemlerinde uygulanan "uzaktan eğitim" yani çevrim içi seminer modeline geri dönülmesi. Bu model, öğretmenlerin memleketlerine erken gitmesine imkan tanıdığı için camiada en çok destek gören seçenek olarak öne çıkıyor. İkinci ihtimal ise iki günlük sürenin tamamen idari izin sayılarak seminerlerin iptal edilmesi. Üçüncü ve en zayıf ihtimal ise öğretmenlerin bu iki gün için okullarına gitmesi yönünde.
Resmi Açıklama Ne Zaman Yapılacak?
Öğretmenlerin konaklama ve ulaşım planlarını doğrudan etkileyen bu belirsizliğin, Haziran ayının üçüncü haftası itibarıyla netleşmesi bekleniyor. MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmanın ardından yayımlanacak resmi yazı, milyonlarca eğitimcinin yaz tatili rotasını çizecek. Sosyal medya platformlarında şimdiden tartışma konusu olan bu durum, eğitim sendikalarının da takibinde. Öğretmenler, yılın yorgunluğunu atmadan önce bakanlıktan gelecek müjdeli habere kilitlenmiş durumda.
Editör Notu: > Milli Eğitim Bakanlığı'nın seminer takvimi konusundaki kararı, sadece bir çalışma programı değil; aynı zamanda binlerce öğretmenin bilet rezervasyonundan aile buluşmalarına kadar tüm sosyal yaşamını etkileyen bir dönemeçtir. Geçmiş yıllardaki uygulamalar göz önüne alındığında, Bakanlığın "öğretmen odaklı" bir yaklaşım sergileyerek iki günlük bu kısa süreyi esnek bir modelle değerlendireceği tahmin ediliyor. Gelişmeleri anlık olarak takip edip sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Değerli öğretmenlerimiz ve eğitim çalışanları; sizce sene sonu seminerleri bu yıl nasıl bir formatta yapılmalı? Sadece iki günlük bir süreç için okullara gidilmeli mi, yoksa dijital platformlar üzerinden çevrim içi model mi tercih edilmeli?
Düşüncelerinizi, beklentilerinizi ve konuyla ilgili önerilerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşın. Sesinizi duyurmak ve meslektaşlarınızla fikir alışverişinde bulunmak için yorumlarınızı bekliyoruz!