Tarih: 19.02.2026 12:51

Yeni Yönetici Yönetmeliğinde "İlçe Grubu" Krizi: Eğitim Gücü Sen İptal Davası Açtı!

Facebook Twitter Linked-in

Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni "Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği", eğitim çalışanları arasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Birbirine kilometrelerce uzak ve sosyal imkanları taban tabana zıt ilçelerin "tek bir merkez" gibi gruplandırılmasına karşı ilk somut adım Eğitim Gücü Sen'den geldi. On binlerce yöneticinin görev yeri tercihini ve hukuki güvenliğini doğrudan etkileyen bu kritik düzenleme için Danıştay yolu göründü. Peki, mahkeme kararı atamaları durduracak mı? İlçe grupları düzenlemesi neden mağduriyet yaratıyor? İşte hukuki sürecin perde arkası ve eğitimcileri bekleyen olası senaryolar...

MEB Yönetmeliğinde Danıştay Mesaisi: Eğitim Çalışanlarının Tercih Hakları Tehlikede mi?

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni yönetici görevlendirme kriterleri, eğitim sendikalarının radarına girdi. Özellikle idari kadrolarda görev almak isteyen binlerce öğretmeni ilgilendiren "Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği"ndeki bazı maddeler, "hukuki belirlilik" ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya taşındı. Eğitim Gücü Sen, yönetmelikte yer alan ve farklı yerleşim yerlerini tek bir potada eriten "ilçe grupları" modeline karşı Danıştay'da iptal davası açtığını duyurdu.

"Kağıt Üzerinde Birleştirme, Sahada Mağduriyet"

Sendikanın hukuk birimi tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, coğrafi şartları, ulaşım imkanları ve sosyal dokusu birbirinden tamamen farklı olan ilçelerin tek bir görev yeri (ilçe grubu) olarak kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu savunuldu. Yapılan açıklamada, bu durumun yöneticilerin yer değiştirme haklarını kısıtlayacağı ve görev yeri belirleme süreçlerinde büyük bir kaosa yol açacağı ifade edildi.

Hukuki Güvenlik ve Eşitlik Vurgusu

Dava metninde öne çıkan en kritik noktalardan biri de "öngörülebilirlik" oldu. Mevcut düzenleme ile çalışanların kariyer planlaması yaparken hangi ilçe sınırları içinde kalacaklarını kestiremedikleri, bunun da personelin yaşam kalitesini ve motivasyonunu olumsuz etkileyeceği belirtildi. İdarenin yaptığı düzenlemelerde "eşitlik" ve "kamu yararı" ilkelerini gözetmesi gerektiğine dikkat çeken Eğitim Gücü Sen, bu belirsizliğin bir an önce giderilmesini talep ediyor.

Eğitim Emekçilerinin Özlük Hakları Takipte

Sendika genel merkezinden yapılan açıklamada, yargı sürecinin sonuna kadar takip edileceği ve eğitim çalışanlarının kazanılmış haklarından taviz verilmeyeceği vurgulandı. "Farklı yerleşim birimlerini tek bir merkezmiş gibi gösteren anlayış, eğitimcilerin sosyal haklarını ve ulaşım özgürlüklerini kısıtlamaktadır. Hukuki güvenliğin yeniden tesisi için Danıştay'ın vereceği karar büyük bir önem taşımaktadır," denilerek kamuoyu bilgilendirildi.

1. Yeni Yönetmelik ve Dava Gerekçeleri Karşılaştırma Tablosu

Tartışılan MaddeMevcut Uygulama (İtiraz Edilen)Sendikanın Talebi / İtiraz Nedeni
İlçe Grupları ModeliFarklı ilçeler tek tercih bölgesi sayılıyor.Coğrafi ve sosyal farklılıklar korunmalı.
Yer Değiştirme HakkıGruplama nedeniyle tercihler kısıtlanıyor.Personelin tercih hakkı şeffaf ve geniş olmalı.
Hukuki BelirlilikGörev yerleri öngörülemez hale geliyor.Görev yeri sınırları net ve belirli olmalı.
Ulaşım ve Sosyal HaklarUzak ilçeler arası zorunlu geçiş riski.Personel mağduriyetinin önüne geçilmeli.

2. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Yeni yönetici yönetmeliğindeki "ilçe grubu" ne anlama geliyor?

Yönetmelik, bazı ilçeleri birleştirerek yöneticilerin bu grup içerisindeki herhangi bir okula görevlendirilmesine olanak tanıyor. Bu da okulun bulunduğu ilçenin dışına atama yapılması riskini doğuruyor.

Açılan iptal davası mevcut atamaları durdurur mu?

Dava açılması tek başına atamaları durdurmaz; ancak Danıştay "yürütmeyi durdurma" kararı verirse, yönetmeliğin ilgili maddeleri askıya alınır ve eski sisteme dönülebilir veya yeni düzenleme istenir.

Eğitim Gücü Sen'in dava açtığı diğer maddeler var mı?

Sendika şu an için en büyük mağduriyetin "ilçe gruplandırması" üzerinden yaşanacağını belirterek bu maddeye odaklanmış durumda, ancak hukuki incelemeler diğer maddeler için de sürüyor.

3. "Kritik Değişiklik" Analiz Notu

Eğitim Yönetimi Analizi: MEB'in son dönemdeki düzenleme trendi, idari süreçleri sadeleştirmeyi amaçlasa da, bu "sadeleşme" hamleleri sahada kritik bir değişikliğe neden oluyor. Personelin evine, ailesine ve sosyal çevresine uzak bölgelere "aynı grup" adı altında görevlendirilme ihtimali, eğitim yöneticiliğini cazip bir kariyer basamağı olmaktan çıkarabilir. Danıştay'ın vereceği karar, Türkiye genelindeki binlerce eğitim kurumu yöneticisinin rotasını belirleyecek.

Sizce ilçelerin birleştirilerek tek tercih bölgesi yapılması yönetici atamalarını nasıl etkiler? Ulaşım zorluğu olan bir ilçeye görevlendirilmek idari başarıyı düşürür mü? Görüşlerinizi ve yaşadığınız tecrübeleri yorumlarda paylaşarak tartışmaya katılın!




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —