Üniversite kampüslerinde son dönemde yayılan "hesap kiralama" ilanları, binlerce öğrenciyi farkında olmadan ağır ceza mahkemelerinin kapısına getirdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kısa süreli kazanç vaadiyle IBAN bilgilerini üçüncü kişilere kullandıran gençlerin karıştığı dolandırıcılık vakalarındaki korkutucu artış üzerine düğmeye bastı. Üniversitelere gönderilen acil kodlu talimatla, akademik birimlerin Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla omuz omuza çalışması istendi. Peki, masum bir yardım ya da ek gelir gibi görünen bu işlem nasıl bir adli kabusa dönüşebilir? YÖK'ün yeni önlem paketinde hangi kritik uyarılar yer alıyor? İşte gençliği bekleyen görünmez tehlike ve üniversitelerde başlayacak olan dev farkındalık harekatının tüm detayları...
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite öğrencilerinin dijital dolandırıcılık şebekeleri tarafından birer "para aktarım köprüsü" olarak kullanılmasını engellemek amacıyla kapsamlı bir strateji belgesi yayımladı. Üniversite rektörlüklerine iletilen resmi yazıda, özellikle ekonomik zorluklar yaşayan veya hızlı para kazanma arzusunda olan gençlerin, suç örgütlerinin hedefi haline geldiği açıkça ifade edildi.
Masumiyetten Adli Soruşturmaya Uzanan Yol
Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen güncel dosyalarda, birçok öğrencinin "Bana para gelecek ama limitim doldu, senin hesabını kullanabilir miyiz?" ya da "Hesabını bir günlüğüne kirala, şu kadar komisyon al" gibi vaatlere kandığı görülüyor. YÖK'ün hazırladığı dosyada, bu gençlerin çoğunun paranın kaynağının bir dolandırıcılık faaliyeti olduğunu bilmediği ancak yasal olarak "suça aracılık etme" veya "kara para aklama" suçlamalarıyla karşı karşıya kaldıkları vurgulandı.
Üniversiteler ve Savcılıklar El Ele Veriyor
YÖK Genel Sekreterliği, bu sorunun sadece adli bir vaka değil, toplumsal bir yara olduğunu belirterek çözümün "eğitim ve farkındalık"tan geçtiğini işaret etti. Yeni dönemde hayata geçirilecek iş birliği modeliyle şunlar hedefleniyor:
Sadece Bir Hesap Değil, Geleceğiniz Risk Altında
Yazıda, gençlere yönelik en önemli uyarılardan biri de adli sicil kaydı üzerine oldu. Bir anlık hata ile bir dolandırıcılık şebekesinin para trafiğine dahil olan öğrencinin, mezuniyet sonrası kamu görevine girmesinin veya özel sektörde kariyer yapmasının önündeki en büyük engelin bu tür adli kayıtlar olacağı hatırlatıldı. YÖK, üniversite yönetimlerinden bu konuda "sıfır tolerans" ve "maksimum bilgilendirme" prensibiyle hareket etmelerini istedi.
Haber merkezimize ulaşan bilgilere göre, birçok öğrenci sadece bir aylık kira yardımı veya bir akşam yemeği bedeli karşılığında hesaplarını kullandırıyor. Ancak bu küçük meblağların bedeli, yıllarca süren mahkemeler ve kararan bir gelecek olabiliyor. YÖK'ün bu hamlesi, devletin genç evlatlarını suç şebekelerinin elinden çekip alma çabasıdır. Kampüslerde artık sadece vize-final heyecanı değil, dijital dünyada "nasıl güvende kalırız?" sorusunun yanıtları da yankılanacak.
Çevrenizde hesap kiralama teklifi alan arkadaşlarınız oldu mu? Üniversitelerin bu konuda yapacağı seminerler sizce yeterli olacak mı? Dijital okuryazarlık dersleri zorunlu hale getirilmeli mi?
Düşüncelerinizi ve başınızdan geçen benzer olayları aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşarak diğer genç arkadaşlarımızın uyanık kalmasına yardımcı olabilirsiniz. Geleceğimizi birlikte koruyalım!