Tarih: 12.02.2026 19:13

Trabzon'da "Doçentlik" Hazırlığı Yapan Öğretmene KDK’dan Emsal Karar!

Facebook Twitter Linked-in

Trabzon Gazi Anadolu Lisesi'nde görev yapan bir İngilizce öğretmeninin, doçentlik yolundaki akademik çalışmaları için istediği "özel ders programı" talebi, eğitim dünyasında yeni bir hukuki tartışmanın fitilini ateşledi! Haftalık programında boş gün ve sadece 12. sınıf öğrencilerini isteyen öğretmenin bu hamlesi, okul idaresinden dönünce konu Kamu Denetçiliği Kurumu'na (KDK) kadar taşındı. Anayasa'daki "bilim ve sanat hürriyeti" maddesine dayanarak hak arayan eğitimciye KDK'dan beklenmedik bir yanıt geldi. Akademik başarılar ders programında ayrıcalık kapısını aralar mı? Okul yönetiminin takdir yetkisi nerede başlar, nerede biter? Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu kararın neresinde duruyor? İşte binlerce lisansüstü eğitim gören öğretmeni yakından ilgilendiren o "emsal" niteliğindeki ret kararının tüm çarpıcı detayları...

Akademik Kariyer mi, Kamu Yararı mı? KDK'dan Tartışılacak "Ders Programı" Kararı

Eğitim dünyası, Trabzon'da bir lisede görev yapan öğretmenin akademik çalışmaları ile mesleki sorumlulukları arasında kalan hukuki uyuşmazlığı konuşuyor. Gazi Anadolu Lisesi'nde İngilizce öğretmeni olarak görev yapan bir eğitimci, doktora derecesini tamamladığını ve şu an doçentlik dosyası hazırlama sürecinde olduğunu belirterek okul yönetiminden özel bir ders programı talep etti. Ancak bu talep, idarenin "kamu yararı" ve "eşitlik" ilkeleriyle karşı karşıya geldi.

"Sadece 12. Sınıflara Gireyim" Talebi ve İdarenin Yanıtı

Akademik faaliyetlerine daha fazla vakit ayırmak isteyen öğretmen, okul müdürlüğüne başvurarak haftalık ders programının bir gününün tamamen boş bırakılmasını ve branş derslerinin sadece üniversite sınavına hazırlanan 12. sınıf öğrencilerine verilmesini istedi. Okul yönetimi ise bu talebin pedagojik açıdan riskli olduğunu ve diğer sınıflardaki öğrencilerin deneyimli bir öğretmenden mahrum kalacağını belirterek isteği reddetti. Konu Ortahisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne taşındığında, 8 Eylül 2025 tarihli resmi yanıtla; akademik unvanların ders dağılımında bir imtiyaz sebebi olamayacağı açık bir dille ifade edildi.

Dosya Kamu Denetçiliği Kurumu'na Taşındı

İsteği kabul edilmeyen öğretmen, pes etmeyerek konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu'na (KDK) taşıdı. Başvurusunda, idarenin kararının Anayasa'nın 10. maddesindeki "eşitlik", 27. maddesindeki "bilim ve sanat hürriyeti" ve 42. maddesindeki "eğitim hakkı" ile çeliştiğini iddia etti. Ayrıca mevcut mevzuatın dar yorumlandığını ve akademik gelişimin desteklenmesi gerektiğini savundu.

KDK İncelemesi: İdare Zaten Kolaylık Sağlamış!

KDK, yaptığı derinlemesine incelemede 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndan Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerine kadar geniş bir mevzuat taraması yaptı. İnceleme sonucunda çarpıcı bir detay ortaya çıktı: Okul yönetiminin, öğretmenin akademik çalışmalarını desteklemek amacıyla zaten programında iki gün boşluk bırakarak gereken esnekliği sağladığı tespit edildi.

Kurum kararında, öğretmenin sadece 12. sınıflara girmesinin "fırsat eşitliğini" zedeleyebileceğine dikkat çekti. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin kapsayıcı yapısına atıf yapılan kararda, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerinin de tecrübeli bir öğretmenin rehberliğine ihtiyaç duyduğu, sadece bir gruba odaklanmanın çalışma barışını bozabileceği vurgulandı.

Kararın Sonucu: Hakkaniyete Uygun Ret

Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayeti yerinde bulmayarak reddetti. Kararın gerekçesinde, idarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullandığı, akademik çalışmaların tek başına ders programında köklü bir ayrıcalık doğurmayacağı belirtildi. Bu karar, lisansüstü eğitim alan binlerce öğretmen için bir rehber niteliği taşısa da, idarenin sağladığı mevcut kolaylıkların ötesindeki taleplerin hukuki bir zorunluluk olmadığını kanıtlamış oldu.

İnsani Dokunuş: Bilim Aşkı ile Sınıf Kürsüsü Arasındaki Denge

Bir öğretmenin kendini geliştirmesi, doçentlik gibi yüksek bir akademik hedefe koşması her türlü takdirin üzerindedir. Ancak eğitim, bir bütünlük arz eder. Sınıfa girdiğinizde sadece 12. sınıfların değil, okula yeni başlayan 9. sınıf öğrencisinin de gözlerindeki ışığa dokunmak gerekir. KDK'nın bu kararı, aslında öğretmenin akademik kimliği ile "eğitimci" kimliği arasındaki o hassas teraziyi korumayı amaçlıyor. Bilimin hürriyeti kadar, her öğrencinin kaliteli eğitime eşit erişim hakkı da kutsaldır.

KDK Kararının Satır Başları

İnceleme KonusuKararın DayanağıNihai Değerlendirme
Boş Gün Talebiİdare zaten 2 gün sağlamışMevcut esneklik yeterli görüldü.
Sınıf AyrımıEğitimde fırsat eşitliğiDiğer sınıfların hak kaybı riski.
Yasal DayanakMEB Yönetmeliği ve Anayasaİdarenin takdir yetkisi hukukidir.
Çalışma BarışıOkul içi adaletAyrıcalık, huzursuzluk yaratabilir.

Editör Notu: "Emsal mi, İstisna mı?"

Her ne kadar bu karar belirli bir dosya üzerinden ret yönünde çıksa da, okul müdürlerinin akademik çalışma yürüten öğretmenlere "görevini aksatmamak kaydıyla" kolaylık sağlama yetkisi halen baki. Ancak bu davanın sonucu, "ayrıcalık" taleplerinin sınırını net bir şekilde çizmiş oldu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —