Milli Eğitim Bakanlığı, her yıl milyonlarca veliyi meşgul eden ve bazı bölgelerde sınıf mevcutlarının şişmesine neden olan "usulsüz adres taşıma" sorununa karşı radikal bir kalkan oluşturuyor. Bakan Yusuf Tekin'in bizzat duyurduğu yeni çalışma, okul kayıtlarında sadece mahalle değil, doğrudan "sokak" önceliğini getiriyor. Bir ilkokulun 400 milyon liralık devasa yatırım maliyetine dikkat çeken Tekin, sistemin suistimal edilmesinin kamu kaynaklarını nasıl verimsizleştirdiğini gözler önüne serdi. Artık çocuğunu popüler okullara yazdırmak için adresini başka yerlere taşıyanları zorlu bir süreç bekliyor. Mahalle kontenjanı dolduğunda dışarıdan gelenlere kapılar kapanacak mı? Kura sistemi hangi durumlarda devreye girecek? Sınıf mevcutlarını 25 öğrenciye düşürme hedefi kayıtları nasıl etkileyecek? Eğitimde şeffaflık ve adalet arayan herkesi ilgilendiren yeni kayıt rehberi haberimizde...
Okul Kayıtlarında Yeni Dönem: MEB Usulsüz Adres Taşımanın Önünü Kesiyor
Eğitim dünyasında her yıl kayıt takvimi yaklaştıkça artan "iyi okul" yarışı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) yeni düzenlemesiyle köklü bir değişime uğruyor. Bakan Yusuf Tekin, özellikle metropol illerde kronikleşen sahte adres bildirimleri ve usulsüz yerleşim değişikliklerine karşı geliştirilen yeni algoritmanın detaylarını paylaştı. Kayıt sistemindeki bu revizyon, sadece bir kural değişikliği değil, aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğini koruma hamlesi olarak görülüyor.
Yatırım Planlamasında "45 Öğrenci" Kriteri
Bakan Yusuf Tekin, devletin eğitim yatırımlarını artık tamamen bilimsel verilere dayandırdığını açıkladı. Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (ADKS) üzerinden yapılan analizlerde, derslik başına düşen öğrenci sayısının 45'e ulaştığı bölgelerin "acil yatırım alanı" olarak işaretlendiğini belirten Tekin, kamu kaynağının en doğru noktaya kanalize edildiğini vurguladı. Bakanlığın nihai hedefi ise yeni inşa edilen okullarda sınıf mevcutlarını ideal seviye olan 25 öğrenciye sabitlemek.
Sokak Önceliği ve Kontenjan Kısıtlaması Geliyor
Hazırlanan yeni uygulamaya göre, okul kayıtlarında hiyerarşik bir sıralama takip edilecek. Bu yeni sistemin en can alıcı noktaları şunlar:
Sokak Bazlı Yerleşim: Öncelik hakkı, okulun fiziksel olarak bulunduğu sokakta ve hemen bitişiğindeki sokaklarda ikamet eden çocukların olacak.
Kapanan Kapılar: Bir mahallenin kendi nüfusu okulun kontenjanını doldurduğu an, dışarıdan (başka mahalle veya ilçeden) yapılacak hiçbir başvuru kabul edilmeyecek.
Şeffaf Kura Yöntemi: Mahalle yerleşimi tamamlandıktan sonra eğer hala boş kontenjan kalırsa, dışarıdan gelen talepler arasında noter huzurunda veya dijital ortamda kura çekilebilecek.
"Sistemi Yönetemeyiz" Uyarısı ve Maliyet Vurgusu
Bakan Tekin, bir ilkokul binasının devlete maliyetinin ortalama 400 milyon TL olduğunu hatırlatarak, velilerin "çocuğum daha iyi bir okula gitsin" düşüncesiyle yaptığı adres taşıma işlemlerinin, planlamayı altüst ettiğini söyledi. "Herkes adresini başka mahalleye taşırsa, okul yatırımlarını ve sınıf mevcutlarını doğru yönetemeyiz" diyen Tekin, velileri kurallara uymaya ve kendi mahallelerindeki okullara sahip çıkmaya davet etti. Bu kritik değişiklik, okullar arasındaki kalite farkını minimize etmeyi ve her mahalleyi kendi içinde güçlü bir eğitim merkezine dönüştürmeyi amaçlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Adresimi akrabamın yanına taşırsam çocuğumu o okula yazdırabilir miyim? Bakanlığın yeni denetim mekanizmasıyla, adres taşımaların "fiili" olup olmadığı Nüfus Müdürlükleri ile koordineli olarak sorgulanabilecek. Usulsüzlük tespitinde kayıt iptal edilebilir.
Kura sistemi ne zaman uygulanacak? Kura, sadece okulun kendi mahalle nüfusu yerleştirildikten sonra boş kontenjan kalması durumunda, dış bölgeden gelen başvurular için geçerli olacak.
Yeni yapılan okullarda sınıf mevcudu kaç olacak? Bakanlığın yeni standartlarına göre, yeni açılan kurumlarda sınıf mevcutlarının 25 öğrenciyi geçmemesi için katı bir planlama uygulanacak.
Eğitim Sosyolojisi Notu: Her anne ve baba, çocuğunun en modern imkanlara sahip okulda eğitim görmesini ister; bu en doğal haktır. Ancak popüler okullara yapılan aşırı yığılma, o okullardaki eğitim kalitesini düşürürken, diğer okulların atıl kalmasına neden oluyor. Bakan Tekin'in bu kritik değişikliği, aslında "en iyi okul, eve en yakın okuldur" felsefesini yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Devletin 400 milyon liralık yatırımlarının karşılık bulması için velilerin de sisteme güven duyması ve kendi sokaklarındaki okula sahip çıkması gerekiyor.
Sizce okul kayıtlarında "sokak önceliği" adil bir çözüm mü? Kendi mahallenizdeki okulun imkanlarından memnun musunuz? Yorumlarda görüşlerinizi paylaşarak eğitim planlamasına katkı sunun!