Eğitim camiasında 16-20 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen mesleki çalışma dönemi, eşi benzeri görülmemiş bir teknik krizle sarsıldı! Binlerce öğretmen, saatlerce bilgisayar başında seminer videolarını tamamlamasına rağmen, sistemin azizliğine uğradı. "Tamamlandı" ibaresini göremeyen ve emeklerinin boşa gitme riskiyle karşı karşıya kalan eğitimciler için Eğitim-İş sendikası devraldı. Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı'na gönderilen acil kodlu dilekçede, sistemsel hataların faturasının öğretmene kesilemeyeceği sert bir dille vurgulandı. Peki, MEB bu teknik fiyasko karşısında sessizliğini bozacak mı? Videolar yeniden erişime açılacak mı yoksa tüm öğretmenler doğrudan "tamamlamış" mı sayılacak? Ek süre talebinin perde arkası ve öğretmenlerin "hak gaspı" endişesine dair tüm detaylar haberimizde...
Milli Eğitim'de Seminer Krizi: Teknik Arızalar Binlerce Öğretmeni Mağdur Etti!
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan öğretmenlerin mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla 16-20 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen online seminer çalışmaları, ciddi bir sistemsel kaosa dönüştü. Eğitim-İş sendikasının yaptığı incelemeler ve öğretmenlerden gelen yoğun şikayetler, dijital altyapının yoğunluğu kaldıramadığını ve izlenen içeriklerin sisteme işlenmediğini ortaya koydu. Yaşanan bu durum, görevlerini eksiksiz yerine getiren öğretmenlerin sicil ve ödeme kayıtlarında "çalışma tamamlanmadı" ibaresiyle karşılaşma riskini doğurdu.
Sistem Videoları Yuttu: "İzledik Ama Kayıt Yok!"
Eğitim-İş tarafından Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı'na iletilen resmi başvuruda, krizin boyutları gözler önüne serildi. Birçok eğitimcinin, seminer videolarını sonuna kadar izlemesine ve tüm modülleri bitirmesine rağmen, sistemin bu verileri kayıt altına almadığı belgelendi. Teknik aksaklıkların öğretmenlerin kusuru olmadığını belirten sendika yönetimi, dijital platformlardaki senkronizasyon hatalarının binlerce eğitimciyi haksız bir disiplin ya da mali yaptırım süreciyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.
Eğitim-İş'ten Bakanlığa İki Aşamalı Çözüm Planı
Genel Başkan Kadem Özbay imzasıyla gönderilen dilekçede, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ivedilikle çözüm üretilmesi istendi. Sendikanın sunduğu çözüm önerileri şu şekilde sıralandı:
Ek Süre ve Yeniden Erişim: Teknik hataların telafi edilebilmesi için mesleki çalışma ekranlarının ivedilikle yeniden açılması ve öğretmenlere ek süre tanınması.
Genel Onay Formülü: Eğer sistemdeki teknik arızalar giderilemeyecek boyuttaysa, tüm öğretmenlerin bu dönemdeki mesleki çalışmaları başarıyla tamamlamış sayılması.
"Öğretmenin Emeği Dijital Hatalara Kurban Edilemez"
Başvuruda, öğretmenlerin mesai saatleri dışında dahi büyük bir özveriyle bu videoları izlediği, ancak sistem hatası nedeniyle bu emeğin görünmez hale geldiği vurgulandı. Eğitimcilerin herhangi bir ihmali bulunmadığı halde, teknolojik yetersizliklerin faturasının çalışana kesilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu belirtildi. Şimdi tüm gözler, MEB'in bu "dijital kaza" için vereceği karara çevrilmiş durumda. Bakanlığın ya sistemi revize ederek ek süre vermesi ya da mağduriyeti kökten çözecek bir idari karar alması bekleniyor.
Değerli öğretmenlerim; zaten yoğun bir ders temposu ve idari yük altındayken, bir de "Acaba videom sisteme düştü mü?" kaygısı yaşamanız kabul edilemez. Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırmak için var; ancak bazen böyle aksaklıklar hepimizi yorabiliyor. Eğitim-İş'in bu haklı çıkışı, sadece bir teknik düzeltme talebi değil, aynı zamanda emeğinize sahip çıkma duruşudur. Umuyoruz ki Bakanlık, sağduyulu bir kararla bu stresi üzerinizden alır. Bizler, sürecin ve gelecek müjdeli haberin takipçisi olmaya devam edeceğiz.