İstanbul'un tarihi dokusunda, Özel İtalyan Lisesi'nin duvarları arasında başlayan hak arayışı, sarsıcı bir gerçekle kamuoyunun gündemine oturdu. Türk öğretmenlere 60 bin lira reva görülürken, İtalyan meslektaşlarının 360 bin lira maaş alması bardağı taşıran son damla oldu. Tez-Koop-İş Sendikası öncülüğünde başlatılan ve 17 gündür kararlılıkla sürdürülen grev, okul önünden İtalya Konsolosluğu'na uzanan bir yürüyüşle gövde gösterisine dönüştü. Sadece maaş değil, ders sürelerinden teneffüs haklarına kadar uzanan geniş bir talep listesi masada. Peki, yönetim sessizliğini ne zaman bozacak? Milli Eğitim ve Dışişleri Bakanlıkları bu haksızlığa müdahale edecek mi? Eğitimde "eşit işe eşit ücret" ilkesinin ihlal edildiği bu krizin tüm perde arkası, insani hikayeler ve çarpıcı detaylarla haberimizde...
Eğitimde Adalet Yürüyüşü: Özel İtalyan Lisesi'nde 17 Günlük Grev ve Ücret Çıkmazı
İstanbul'un kalbi Beyoğlu'nda, Özel İtalyan Lisesi bünyesinde görev yapan Türk öğretmenler, meslek onurları ve ekonomik hakları için başlattıkları direnişte vites yükseltti. Tez-Koop-İş Sendikası'na bağlı eğitim emekçileri, Türk ve İtalyan personeller arasındaki devasa maaş uçurumuna ve ağırlaşan çalışma şartlarına karşı başlattıkları grevin 17. gününde, taleplerini duyurmak amacıyla İtalya Konsolosluğu'na yürüdü.
300 Bin Liralık Maaş Uçurumu: Eşit İş, Adaletsiz Ücret
Grev sürecini tetikleyen en çarpıcı detay, okul yönetiminin uyguladığı maaş politikası oldu. Sendika temsilcilerinin paylaştığı verilere göre, aynı çatı altında benzer ders yükümlülüklerine sahip olan Türk öğretmenler yaklaşık 60 bin lira maaş alırken, İtalyan öğretmenlerin aylık kazancının 360 bin lira seviyesinde olması infial yarattı. "Eşit işe eşit ücret" ilkesinin temelden sarsıldığını savunan eğitimciler, bu durumun yıllardır biriken bir haksızlığın dışavurumu olduğunu vurguluyor. Konsolosluk önünde konuşan Tez-Koop-İş İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, mücadelenin sadece bir rakam pazarlığı değil, bir onur mücadelesi olduğunun altını çizdi.
Yalnızca Maaş Değil, İnsani Çalışma Koşulları Talebi
Grevin ön saflarında yer alan okulun tarih öğretmeni ve grev gözcüsü İlhan Gülek, taleplerinin çok yönlü olduğunu hatırlattı. Gülek, Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatında açıkça belirtilen "40 dakika ders, 10 dakika teneffüs" düzeninin okulda tam anlamıyla uygulanmadığını, öğretmenlerin dinlenme sürelerinin kısıtlandığını ifade etti. Diğer yabancı özel okullardaki standartların referans alınması gerektiğini belirten Gülek, öğrencilerin mağduriyetinden öğretmenlerin değil, uzlaşmaya yanaşmayan okul yönetiminin sorumlu olduğunu dile getirdi.
Bakanlıklara Çağrı: "Süreç Tıkanıklığını Giderin"
Okul yönetiminin grevi "öğrenci mağduriyeti" üzerinden eleştirmesine tepki gösteren sendika üyeleri, çözümün adresinin idari masalar olduğunu savunuyor. İtalya Konsolosluğu'nun velilere daha önce verdiği sözleri hatırlatan öğretmenler, sorunun çözümü için hem Milli Eğitim Bakanlığı'nın hem de Dışişleri Bakanlığı'nın arabulucu olması gerektiğini savunuyor. Beyoğlu'ndan Konsolosluğa uzanan korteje çevredeki vatandaşların da alkışlarla destek vermesi, konunun toplumsal bir hassasiyet kazandığını bir kez daha kanıtladı.
| Sorun Alanı | Mevcut Durum | Öğretmenlerin Talebi |
|---|---|---|
| Maaş Farkı | 60 Bin TL (Türk) vs 360 Bin TL (İtalyan) | Eşitlik İlkesine Uygun Düzenleme |
| Ders / Teneffüs | Mevzuat Dışı Süreler | 40 Dakika Ders / 10 Dakika Teneffüs |
| Hukuki Statü | Tek Taraflı Ücret Politikası | Toplu İş Sözleşmesi ve Eşit Haklar |
| Yönetim Tavrı | Uzlaşmazlık / Suçlayıcı Dil | Konsolosluk ve MEB Arabuluculuğu |
Öğretmenler neden İtalya Konsolosluğu'na yürüdü?
Okul yönetimi ve mali kararlar büyük oranda İtalyan makamlarının etkisi altında olduğu için, muhatap olarak konsolosluk belirlendi ve hak arayışı oraya taşındı.
Grev süresince dersler devam ediyor mu?
Grev hakkını kullanan sendikalı öğretmenler derslere girmiyor. Okul yönetimi bu durumu öğrencilerin mağduriyeti olarak tanımlarken, sendika bu durumun sorumlusunun öğretmenler değil yönetim olduğunu savunuyor.
Türkiye'deki diğer yabancı okullarda durum ne?
Grevci öğretmenler, benzer statüdeki (Fransız, Alman vb.) özel yabancı okullarda Türk öğretmenlere sağlanan hakların ve çalışma sürelerinin kendilerine de tanınmasını talep ediyor.
Eğitim Sosyolojisi Analizi: Bu grev, Türkiye'deki özel okul sektöründe yaşanan yapısal adaletsizliğin kritik bir yansımasıdır. Bir öğretmenin, meslektaşıyla arasında 6 kat maaş farkı olduğunu bilerek sınıfa girmesi, pedagojik motivasyonu temelinden sarsan bir durumdur. Sadece "ekonomi" değil, bir "değer görme" krizi olan bu sürecin çözülmesi, eğitimde uluslararası standartların yerli emeğe duyulan saygıyla başladığını kanıtlayacaktır.
Sizce aynı okulda görev yapan öğretmenler arasındaki bu denli büyük maaş farkı kabul edilebilir mi? Eğitimde milliyet farkı ücret politikasına yansımalı mı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşarak bu haklı mücadeleye ses olun!