Tarih: 11.02.2026 00:02

Eğitim Devam Ederken Atama Olur mu? Norm Fazlası Tartışması Büyüyor

Facebook Twitter Linked-in

Milli Eğitim Bakanlığı'nın norm fazlası sözleşmeli öğretmenleri iller arası tercihle başka şehirlere nakletme kararı, eğitim dünyasında yeni bir tartışma dalgası başlattı. Eğitim-Bir-Sen, Bakanlığa sunduğu resmi dilekçede, ders yılının tam ortasında yapılacak bir yer değişikliğinin hem öğretmenleri hem de öğrencileri telafisi güç bir karmaşaya sürükleyeceği uyarısında bulundu. Yüksek puanlarla atanan ancak hizmet süresi az olduğu için norm fazlası konumuna düşen genç öğretmenlerin kaderi, Bakanlığın vereceği karara kilitlenmiş durumda. Peki, mazeret durumları ve ders planlamaları bu erken atamadan nasıl etkilenecek? Sendikanın "Yaz tatilini bekleyin" çağrısının arkasındaki temel gerekçeler neler? Eğitim takviminde taşları yerinden oynatan bu kritik talebin tüm ayrıntıları haberimizde...

Eğitimde Atama Bilmecesi: Norm Fazlası Sözleşmeli Öğretmenler İçin Kritik Çağrı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) taşra teşkilatına gönderdiği talimatla, il içinde ataması yapılamayan norm kadro fazlası sözleşmeli öğretmenlerin iller arası yer değişikliği süreci resmen tetiklendi. Ancak bu hamle, eğitim paydaşları tarafından "riskli bir zamanlama" olarak nitelendiriliyor. Eğitim-Bir-Sen, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi adına atamaların derhal durdurularak 2025-2026 eğitim yılının sonuna, yani yaz tatiline ertelenmesi gerektiğini savundu.

"Yüksek Puanlı Genç Öğretmenler Mağdur Olmasın"

Sendikanın hazırladığı analizde, norm fazlası durumuna düşen öğretmenlerin büyük bir bölümünün mesleğe en yüksek puanlarla giriş yapmış başarılı eğitimcilerden oluştuğu vurgulandı. Hizmet sürelerinin (puanlarının) düşük olması sebebiyle yerinden edilecek bu isimlerin, eğitim yılı devam ederken başka bir şehre gönderilmesi "idari bir zorunluluk" gibi görünse de, insani ve pedagojik açıdan ciddi sakıncalar barındırıyor. Birçok norm fazlası öğretmenin hali hazırda geçici görevlendirmelerle boş dersleri doldurduğu ve okul düzenine uyum sağladığı belirtiliyor.

Planlama Olmadan Yapılan Atama Risk Taşıyor

Eğitim-Bir-Sen'in Bakanlığa sunduğu gerekçeler arasında en dikkat çekici olanı, önümüzdeki dönemin belirsizliği. Yaz tatilinde yapılacak planlamalarla netleşecek olan;

Yeni açılacak derslik sayıları,

Öğrenci kayıtlarındaki muhtemel artışlar,

Gelecek yılın haftalık ders programları,

gibi veriler henüz ortada yokken yapılacak bir atamanın "körleme" bir hamle olacağı savunuluyor. Bu durumun, öğretmenlerin birkaç ay sonra tekrar norm fazlası konumuna düşmesine neden olabileceği endişesi dile getiriliyor.

Aile Birliği ve Mazeret Durumları Unutulmamalı

Yalnızca teknik bir yer değişikliği değil, aynı zamanda bir yaşam düzeni değişikliği olan bu süreçte; eş durumu, sağlık mazeretleri ve çocukların eğitim hayatı gibi "aile birliği" kavramlarının öncelenmesi gerektiği hatırlatıldı. Dönem ortasında bir şehirden diğerine yapılacak ani bir göçün, eğitimcinin motivasyonunu sıfırlayacağı ve sınıftaki verimliliğini düşüreceği vurgulanıyor.

Bir Öğretmen Gider, Bir Sınıfın Ruh Değişir

Bir öğretmenin dönem ortasında tahtasını bırakıp gitmesi, sadece bir evrak işlemi değildir. Geride bıraktığı öğrencilerin alışkanlıklarını, kurduğu gönül köprülerini ve yarıda kalan müfredatı da beraberinde götürür. Eğitim-Bir-Sen, bu "duygusal ve mesleki kopuşun" yaşanmaması için Bakanlığın sağduyulu davranmasını ve atama takvimini yaz güneşinin sıcaklığına, yani Haziran-Temmuz dönemine bırakmasını talep ediyor. Şimdi tüm gözler, MEB Personel Genel Müdürlüğü'nün bu haklı çağrıya vereceği yanıtta.

Sendikanın Erteleme Talebi: 4 Temel Gerekçe

MaddeGerekçeBeklenen Sonuç
ZamanlamaEğitim yılı devam ediyor.Derslerin ve planlamaların aksamaması.
Veri BelirsizliğiGelecek yılın derslik ve öğrenci sayıları net değil.Sağlıklı ve kalıcı kadro planlaması.
Liyakat ve PuanGenç ve yüksek puanlı öğretmenlerin kaybı.Mağduriyetin önlenmesi, motivasyon kaybının engellenmesi.
Sosyal HaklarAile birliği ve sağlık mazeretleri.Anayasal hak olan aile bütünlüğünün korunması.


İller Arası Tercih Yaparken Dikkat Edilecek 5 Altın Kural

Norm fazlası statüsündeki sözleşmeli öğretmenler için iller arası yer değişikliği süreci, sadece bir okul tercihi değil, aynı zamanda yeni bir yaşamın başlangıcıdır. İşte hata payını sıfıra indirecek stratejik tavsiyeler:

1. "Önce Kendi Mevzuatını Tanı" Kuralı

Tercih ekranını açmadan önce sözleşmeli öğretmenlik mevzuatını ve norm kadro yönetmeliğini mutlaka hatmedin. Özellikle 3+1 süreci devam eden öğretmenlerin, gittikleri ilde kadroya geçiş haklarının nasıl etkileneceğini ve mazeret tayini haklarını inceleyin. İl emri veya ilçe emri gibi uygulamaların bu atama türünde olup olmadığını resmi kılavuzdan teyit edin.

2. "Gerçekçi Hizmet Puanı Analizi" Yapın

Sadece "istediğiniz" illeri değil, hizmet puanınızın yetebileceği illeri analiz edin. Geçmiş yılların atama taban puanlarını inceleyerek, puanınızın sınırda kaldığı yerler yerine daha garanti okulları listenize ekleyin. Unutmayın; tercihlerinize yerleşemezseniz, re'sen (idare eliyle zorunlu) atanma riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

3. Okulun "Gelecekteki Norm Durumunu" Sorgulayın

Gideceğiniz okulda bugün boş kontenjan olması, seneye orada norm fazlası olmayacağınız anlamına gelmez. Tercih etmeyi düşündüğünüz okulun;

Öğrenci sayısındaki artış/azalış grafiğini,

Bölgedeki yeni okul projelerini,

Branşınızdaki ders yükü dağılımını, mutlaka okul idaresini arayarak sorgulayın. "Gittiğim yerde tekrar norm fazlası olur muyum?" sorusuna yanıt arayın.

4. Coğrafi ve Ekonomik Şartları Göz Ardı Etmeyin

Öğretmenlik sadece sınıf içinde değil, sosyal hayatta da devam eder. Gideceğiniz ilin kira rayiç bedelleri, ulaşım imkanları ve lojman durumunu araştırmadan imza atmayın. Özellikle büyükşehirlerdeki kira maliyetleri ile küçük yerleşim yerlerindeki sosyal imkan kısıtlılığını teraziye koyun. Google Haritalar üzerinden okulun konumunu ve ulaşım akslarını kontrol edin.

5. "Mazeret Grupları" İçin Stratejik Hamle

Eğer yakın zamanda eş durumu veya sağlık mazereti gibi bir durumunuz oluşacaksa, tercih edeceğiniz ilin bu mazereti karşılayıp karşılamayacağını planlayın. Eşinizin çalışma durumuna göre ilçe seçimlerinizi daraltın veya mazeret tayini döneminde puan üstünlüğü sağlayabileceğiniz bölgeleri tercih etmeye çalışın.

Editörün Tavsiyesi: "Acele Etmeyin, İstişare Edin"

Değerli öğretmenim; tercih süreci bir satranç maçı gibidir. İlk günün heyecanıyla alelacele tercih yapmak yerine, sürenin sonuna kadar okul müdürleriyle görüşün, sendika temsilcilerinden bölge hakkında bilgi alın ve en önemlisi ailenizle her ihtimali konuşun. Yerleştiğiniz yerin sizin "yeni eviniz" olacağını unutmayın. Her bir tercihinize, sadece bir kod olarak değil, geleceğiniz olarak bakın. Yolunuz açık olsun!




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —