Tarih: 24.02.2026 12:45

Bakan Tekin'den Fenomen Öğretmen Çıkışı: Okul Kursu Yerine Özel Ders Verenler İncelenecek!

Facebook Twitter Linked-in

Milli Eğitim Bakanlığı, son yıllarda dijital mecralarda popülerlik kazanan öğretmenlerin okul dışı faaliyetlerini ve bu durumun Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) üzerindeki etkilerini masaya yatırdı. Bakan Yusuf Tekin'in bizzat dile getirdiği iddialar, eğitim camiasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi: Bazı öğretmenler, sosyal medyadaki geniş kitlelerini okul kursları yerine yüksek ücretli özel ders seansları için mi kullanıyor? Saatlik ücretlerin DYK sistemindeki 386 TL'den, özel ders piyasasındaki 5 bin TL bandına kadar fırlaması, eğitimdeki fırsat eşitliğini nasıl tehdit ediyor? Bakanlık, hangi okullarda kursların açılmadığını ve bu sessizliğin arkasında "fenomen öğretmen" profilinin olup olmadığını mercek altına alıyor. Özellikle büyükşehirlerde yoğunlaşan bu ekonomik makasın perde arkası, öğretmenlerin motivasyon kaybı ve MEB'in yeni denetim mekanizmalarının tüm detayları, eğitimci ve velileri yakından ilgilendiren özel analizimizle haberimizde...

MEB'den "Fenomen Öğretmen" Operasyonu: DYK Kursları ve Özel Ders Makası Mercek Altında

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), son dönemde sosyal medya platformlarında milyonlarca izlenmeye ulaşan ve "fenomen öğretmen" olarak adlandırılan eğitimcilerin, kamu görevindeki performanslarını ve Destekleme ve Yetiştirme Kursları'na (DYK) olan ilgisizliğini yakın takibe aldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özellikle sosyal medya üzerinden elde edilen popülerliğin, ticari bir özel ders kapısına dönüştürülmesi riskine karşı kararlı bir duruş sergiledi.

"Özel Ders İçin DYK'dan Kaçanları Tespit Edeceğiz"

Bakan Yusuf Tekin, sosyal medya platformlarında yüksek etkileşim alan bazı öğretmenlerin, okullardaki ücretsiz kurs faaliyetlerinde görev almaktan kaçındıklarını belirtti. Tekin, "Bazı meslektaşlarımızın fenomenlik kimliğini kullanarak kendilerine özel ders pazarı oluşturduklarını ve bu sebeple okullarda DYK açmadıklarını gözlemliyoruz. Hangi okulumuzda talep olmasına rağmen kurs açılmadığını, hangilerinde ise sürecin aksatıldığını tek tek inceleyeceğiz," sözleriyle yeni bir denetim sürecinin sinyalini verdi.

386 TL'ye Karşı 5 Bin TL: Ekonomik Uçurum Motivasyonu Etkiliyor

Tartışmaların odağında ise devasa bir gelir farkı yatıyor. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yürütülen DYK kurslarında bir öğretmen saatlik yaklaşık 386 TL ek ders ücreti alırken, sosyal medyada tanınırlığı olan öğretmenlerin özel ders piyasasında bu rakam 5 bin TL'ye kadar yükselebiliyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde, bu ekonomik makas nedeniyle öğretmenlerin okul dışı saatlerini kamusal kurslar yerine bireysel derslere ayırmayı tercih ettiği iddia ediliyor. Bu durum, maddi imkanı kısıtlı öğrencilerin okulda alabileceği ücretsiz takviye eğitimin kalitesini ve ulaşılabilirliğini doğrudan olumsuz etkiliyor.

Dijital Popülerlik mi, Mesleki Etik mi?

Bakanlık, öğretmenlerin sosyal medyada eğitici içerikler paylaşmasına karşı olmasa da, bu durumun bir "ticari sıçrama tahtası" olarak kullanılarak asıl kamu görevinin ihmal edilmesini kabul edilemez buluyor. Okullarda açılmayan her kursun, eğitimde fırsat eşitliğine vurulan bir darbe olduğunu savunan MEB yönetimi, denetimlerin ardından idari yaptırımların ve yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini vurguluyor.

 

Editörün Notu: Öğretmenlik, ekran önündeki bir performans sanatından ziyade, sınıftaki o sessiz çocuğun gözündeki ışığı yakalama sanatıdır. Sosyal medyanın sunduğu popülerlik rüzgarı, bazen sınıftaki asıl sorumlulukları gölgede bırakabiliyor. Bakan Tekin'in bu hamlesi, eğitimde fırsat eşitliğini korumak adına atılmış kritik bir değişikliktir. Bir yanda saatliği 386 TL olan kamu hizmeti, diğer yanda 5 bin TL'lik özel ders... Bu makas kapandığında veya etik denge kurulduğunda, kazanan yine sadece maddi imkanı olanlar değil, tüm öğrencilerimiz olacaktır.

Sizce sosyal medyada fenomen olan öğretmenlerin okul kurslarında görev alması zorunlu tutulmalı mı? Eğitimde özel ders ücretlerindeki bu artış fırsat eşitliğini bozuyor mu? Fikirlerinizi yorumlarda bekliyoruz!




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —