Milli Eğitim Bakanlığı'nın 10 bin yeni öğretmen atamasıyla hayallerine kavuşan binlerce aday için nisan ayı, hem büyük bir başlangıcı hem de devasa bir mali krizi temsil ediyor! Milli Eğitim Akademisi eğitimlerinin nisan ayında başlayacak olması, hali hazırda özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenleri imkansız bir tercihle baş başa bıraktı. Yıllık sözleşmelerindeki "eğitim yılı dolmadan ayrılma" maddesi nedeniyle 6 maaşa varan ağır tazminat yükümlülüğü ile sarsılan genç öğretmenler, kamuya geçiş yaparken yılların birikimini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan'ın "Genç meslektaşlarımızın mağduriyeti giderilmeli" çıkışıyla alevlenen tartışmada, MEB'in özel okullara yönelik bir muafiyet genelgesi yayımlayıp yayımlamayacağı merak konusu. Ataması çıkan öğretmenleri bekleyen bu hukuk çıkmazının detayları, sözleşme maddelerindeki gizli tehlikeler ve Ankara kulislerinde konuşulan çözüm formülleri haberimizde...
Kamuya Geçişte Tazminat Duvarı: Özel Kurumlarda Görev Yapan Atanmış Öğretmenler Çıkmazda
Türkiye genelinde heyecanla beklenen 10 bin öğretmen ataması sonuçlarının ilan edilmesiyle birlikte, Milli Eğitim Akademileri'ne yerleşen isimler netlik kazandı. Ancak bu müjdeli haber, özel öğretim kurumlarında ter döken yüzlerce öğretmen için ciddi bir ekonomik kaygıyı da beraberinde getirdi. Kamusal göreve başlamanın ön koşulu olan akademi eğitimlerinin takvimi ile özel sektördeki iş sözleşmeleri arasındaki uyumsuzluk, devasa bir "tazminat krizi" doğurdu.
Akademi Takvimi ve Sözleşme Çakışması
Milli Eğitim Akademisi eğitimlerinin nisan ayında başlayacak olması, süreci geri dönülemez bir noktaya taşıdı. Kamuya atanmaya hak kazanan adayların bu eğitimlere katılımı zorunlu tutulurken, özel okullarda görev yapan öğretmenlerin büyük bir bölümü yıllık sözleşmelerle istihdam ediliyor. Eğitim-öğretim yılının bitmesine aylar kala kurumundan ayrılmak zorunda kalan eğitimciler, sözleşmelerinde yer alan "cayma bedeli" maddeleriyle sarsıldı. Bazı kurumlarda bu bedel, öğretmenin 6 aylık toplam brüt maaşına kadar ulaşabiliyor.
Sektörde "Cayma Bedeli" Alarmı
Özel eğitim kurumları, eğitim yılının ortasında yaşanacak öğretmen değişiminin öğrenci ve veli nezdinde yaratacağı olumsuz etkiyi gerekçe göstererek, sözleşme fesihlerinde katı tutum sergiliyor. Ataması gerçekleşen öğretmenler ise kamu haklarını kaybetmemek için nisan ayında akademide olmak zorunda. Bu durum, genç öğretmenlerin hem kariyer hayalleri hem de ekonomik gelecekleri arasında bir tercih yapmasına neden oluyor.
Türk Eğitim-Sen'den Bakanlığa "Müdahale Edin" Çağrısı
Konuyla ilgili en net tepki Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan'dan geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden yetkililere seslenen Geylan, bu durumun genç meslektaşları için kabul edilemez bir mali külfet olduğunu vurguladı. Geylan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"10 bin öğretmen ataması kapsamında nisan ayında başlayacak olan akademi eğitimleri, özel okullarda görev yapan arkadaşlarımız için ciddi bir mağduriyete dönüşmüş durumda. Erken ayrılma durumunda talep edilen 6 maaşlık tazminat, mesleğe yeni başlayacak bir genç için taşınamaz bir yük. MEB'den beklentimiz, özel öğretim kurumlarını uyararak veya bu geçiş sürecine özel bir düzenleme getirerek meslektaşlarımızın önünü açmasıdır."
Hukuki Süreç ve Çözüm Beklentisi
Hukukçular, özel sektör sözleşmelerindeki bu tür maddelerin "hakkaniyete aykırılık" teşkil edebileceğini belirtse de, mahkeme süreçlerinin uzunluğu öğretmenleri korkutuyor. Atanan öğretmenler, MEB'in özel okul temsilcileriyle bir araya gelerek "kamu ataması nedeniyle zorunlu fesihlerde tazminat muafiyeti" getirilmesini talep ediyor. Aksi takdirde, binlerce öğretmen kamu görevine borç yüküyle başlamak zorunda kalacak.
| Kriz Maddesi | Mevcut Durum | Olası Etki | Çözüm Beklentisi |
|---|---|---|---|
| Akademi Takvimi | Nisan başı başlangıç | Zorunlu katılım gerekiyor | Takvim esnetme veya muafiyet |
| Özel Okul Sözleşmesi | Yıllık (Haziran sonu bitiş) | Erken fesih yasağı | Kamu ataması "haklı fesih" sayılmalı |
| Mali Külfet | 6 maaşa kadar tazminat | Ağır borçlanma | MEB - Özel Sektör protokolü |
| Personel Hareketliliği | 10 bin yeni atama | Binlerce öğretmende mağduriyet | Bakanlık düzeyinde resmi uyarı |
Değerli Öğretmenim: Yıllarca emek verip KPSS barajlarını aşarak kamuya atanma sevincini yaşarken, karşınıza çıkan bu "tazminat duvarı" sadece sizin değil, tüm eğitim camiasının sorunudur. Borç yüküyle sınıfa giren bir öğretmenin verimliliği, toplumun geleceğini etkiler. Bu kritik bilgilendirme, sesinizin daha gür çıkması ve Bakanlığın bu haksız duruma sessiz kalmaması için hazırlandı. Unutmayın, eğitimde adalet sadece sınıflarda değil, sistemin her basamağında olmalıdır.
Sizce özel okul öğretmenlerinin kamuya geçişinde tazminat uygulanması etik mi? MEB bu krizi nasıl çözmeli? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşarak dayanışmaya katılın!