6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden geçen üç yıla rağmen, kaybedilen canların acısı ilk günkü tazeliğini koruyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in talimatıyla, bugün Türkiye'nin dört bir yanındaki tüm okullarda ders zili hüzünle çaldı. Milyonlarca öğrenci ve öğretmen, ilk derse girmeden önce o kara günde yitirdiğimiz vatandaşlarımız için derin bir sessizliğe büründü. Peki, okullarda gerçekleştirilen bu anlamlı törenin detaylarında hangi mesajlar var? "Asrın felaketinden asrın birlikteliğine" uzanan bu üç yıllık süreçte eğitimde neler değişti? İşte 81 ilde eş zamanlı düzenlenen ve toplumsal hafızayı diri tutan o anmanın perde arkası...
Türkiye, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığı büyük deprem felaketinin üçüncü yıl dönümünde, geleceğin teminatı olan çocukların ve gençlerin omuz omuza verdiği anlamlı bir anma törenine tanıklık etti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki tüm temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarında, ilk ders saati başlamadan hemen önce zaman adeta durdu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla illere gönderilen genelge doğrultusunda, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okul bahçelerinde ve sınıflarda bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.
Milli Dayanışma Ruhu Sınıflara Taşındı
Bakanlık tarafından yayımlanan yazıda, Türk milletinin tarihsel süreçte karşılaştığı her türlü zorluk ve afet karşısında sergilediği o meşhur "devlet-millet kaynaşması" vurgulandı. 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya konan iradenin, sadece bir afet yönetimi değil, aynı zamanda milli bir kardeşlik destanı olduğu ifade edildi. "Asrın birlikteliği" mottosuyla yürütülen çalışmaların, toplumsal direncin en büyük dayanağı olduğu hatırlatılarak, bu bilincin genç nesillere aktarılmasının önemi üzerinde duruldu.
Eğitimde Yaralar Sarılmaya Devam Ediyor
Depremin ardından geçen üç yıllık sürede, Milli Eğitim Bakanlığı sadece binaları değil, ruhları da onarmak için geniş kapsamlı bir mesai harcadı. Afet bölgesindeki eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintiye uğramaması adına atılan adımlar, bugün meyvelerini vermeye devam ediyor:
Bir dakikalık saygı duruşu, fiziksel olarak kısa bir an gibi görünse de, temsil ettiği anlam bakımından koca bir milletin acıyı paylaşma biçimidir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu kararı, okulların sadece matematik veya fen dersi verilen mekanlar değil, aynı zamanda birer "toplumsal bilinç merkezi" olduğunu kanıtlıyor. Depremde kaybettiğimiz öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve tüm vatandaşlarımızın aziz hatıraları, bugün sınıflarımızdaki o vakur duruşla bir kez daha ölümsüzleşti. Acımız ortak, yasımız taze, ama dayanışmamız her zamankinden daha güçlü.
Sizce Toplumsal Bilinç Nasıl Güçlenir?
Okullarda düzenlenen bu tarz anma törenlerinin, çocuklarımızın empati ve dayanışma duyguları üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Afetlere hazırlıklı bir nesil yetiştirmek için eğitim müfredatında başka hangi adımlar atılmalı?
Değerli okurlarımız, 6 Şubat şehitlerimize dair duygu ve düşüncelerinizi, anma törenine dair gözlemlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz. Paylaştığımız her acı, bizi birbirimize daha çok kenetliyor.